Kutup Yıldızının Peşinde
TR EN
Sözlü tarih arşivine dön

Turkish · Turkish

Ali Sağlık

Görüşme transkripti

Ali Sağlık Döküm  00:00:50  İlk önce bize bu röportajı yapma imkanını verdiğiniz için çok teşekkür ediyoruz. İsminizi ilk önce alabilir miyiz?  00:00:55  Çok teşekkür ederim, sağ olun.  00:00:59  Ali bey hoş geldiniz. Ali bey doğum tarihinizi öğrenebilir miyiz? 00:01:00  Hoş bulduk.  00:01:03  1930.  00:01:06  88 yaşımdayım.  00:01:10  Ali bey hangi okula gittiniz acaba hatırlıyor musunuz, ilkokul mu, lise mi?  00:01:18  Ortaokula kadar gittiydim. Benim hanım öldü zaten babam öldü.  00:01:27  O zaman ortaokul mezunu musunuz değil mi? Peki anneniz babanız ne iş yapıyordu?  00:01:34  Ev hanımıydı babam da, öyle yani emekli falan değildi, ben emekliyim.  00:01:43  Hani tarımla mı uğraştı? 00:01:48  Bağ ile uğraştı, bağ bahçe. 00:01:53  Kaç kardeşsiniz ali bey? 00:01:57  Biz 4 kişiyiz, ikisi Almanya'da. Kızım benim büyük, İzmir’de. Kardeşlerim Burdur’da ikisi de.  00:02:05  2 tane erkek kardeşiniz mi var? Kaç erkek kardeşiniz var?  00:02:08  2 erkek, 2 kız. 00:02:12  Peki Ali bey hangi tarihte askere alındınız?  00:02:16  20 yaşımda jandarma olarak gönüllü gittim ben. 00:02:25  Hayır, askere hangi tarihte alındınız acaba hatırlıyor musunuz?  00:02:28  Valla şimdi ben yirmisinde gittim gönüllü olarak. Erken gittim yani hanım hatta bahçeden el salladı, gitmeyecektin dedi gönüllü.  00:02:40  O zaman Kore'ye giden gönüllü askerlerden biriydiniz.  00:02:42  Ya şimdi gönüllü askerlerden biriyim, ben kolordu birinci şubedeydim. Dedim beni dedim, Kore çıktı beni gönder hastaneye. Ben boy kısalığından jandarmaya elverişli olmadığımdan piyade olarak Kore'ye gideceğim dedim.  00:03:00  Peki, rütbeniz var mıydı Kore’deyken?  00:03:03  Rütbe yoktu ama orada şey ettiler. Çavuş olarak şey etti.  00:03:11  Kumkale’deydim. En kötü yerde, tepe, Kumkale.  00:03:16  Peki, şöyle bir soru sormak istiyorum, er miydiniz, topçu muydunuz?  00:03:21  Topçu, tepkis (?) toplar vardı ya 2 tane, biri 57’lik, biri 75’lik, onlarda çalışıyordum. Ben çocuklara emir veriyordum, atış ettiriyordum 15 metrede Kumkale’den.  00:03:36  O zaman topçu olarak geçiyorsunuz, değil mi?  00:03:38  Evet, evet, evet. 00:03:39  Peki, hiç aynı zamanda sıhhıyecilik ya da yazı işlerinde de görev aldınız mı?  00:03:45  Nerede?  00:03:46  Ordunun içerisinde yazı işleri ya da sıhhiyecilik yaptınız mı?  00:03:49  Hayır, öyle bir şey yok. Öyle bir şey yok.  00:03:52  O zaman topçuluk yaptınız, emir verdiniz. 00:03:56  Emir verdim Kumkale'de en kötü ya da 15 metre mesafede.  00:04:00  Peki, Kore'ye hangi tarihte gittiniz hatırlıyor musunuz Ali Bey, hangi yıl?  00:04:06  Valla şimdi yalan söylemeyeyim, ben 50 senesinde falan şey oldu. Ondan sonra gittik orada… 00:04:13  Peki, şöyle bir soru sorayım, Kore'ye gittiğiniz zaman ya da gitmeden önce Kore hakkında hiçbir şey biliyor muydunuz?  00:04:23  Yok bilmiyordum. Sevdiğim için gideceğim dedim Kore’ye, ölüm varsa orada ölürüm dedim. Çok Çinli öldürdüm orada topla, 15 metre mesafede.  00:04:36  O zaman Kore’ye gitmeden önce Kore hakkında hiçbir şey de bilmiyordunuz.  00:04:41  Bilmiyordum, bilmiyordum çıktığı zaman işte jandarmada elveriş olmadığımdan hastaneye gönderdi beni boy kısalığından, jandarmaya elverişli olmadığımdan piyadeye dönmüştür. Kore'ye çıktım İskenderun’dan.  00:04:52  Peki, şöyle bir soru sorayım, Kore’deyken hangi alay hangi tabur? 00:04:58  11. bölükteydim. Üsteğmenim vardı, ayağından vuruldu, onu Tokyo’ya gönderdim.  00:05:07  Peki, şöyle bir soru sorayım, hangi taburda olduğunuzu hatırlıyor musunuz? 00:05:14  O şey vardı.  00:05:18  Bir dakika.  00:05:21  Neydi o ya, Tahsin Yazıcı, Celal Dora zamanında.  00:05:24  Albay Celal Dora’ydı, Tahsin Yazıcı generaldi.  00:05:29  O zaman Kore’ye ilk gidenlerden misiniz değil mi?  00:05:32  Ben ilk diyorum yani evet.  00:05:37  Peki, Ali Bey Kore’ye vardığınızda Kore nasıl gözüküyordu?  00:05:43  Valla bizi Incheon’a trenle götürdüler, sigara yakmayın dediler ben sigara içmiyorum zaten. “Yakmayın, ateş yakmayın trende”. İndik Seoul’e, Seoul’den cepheye soktular bizi.  00:05:57  Doğrudan doğruya Kumkale’ye verdiler beni.  00:06:04  Peki, Kore’deyken Kumkale dışında başka hangi cephelerde bulundunuz?  00:06:10  Şimdi yalan söylemeyeyim biz çıkıyorduk hep beraber fundalıkların içinde şeye gidiyorduk yani böyle tatbikata gidiyorduk. Ondan sonra çavuşlar topluyorlardı, bizi topluyorlardı. Casus geçmiş diyorlardı. O fundalıkların içinde casusu yakalıyorduk kadını, beyaz elbisesiyle yakalıyorduk   00:06:34 Casusları yakaladınız? 00:06:36 Casusları yakalıyorduk. 00:06:37  Öyle bir görev de aynı zamanda yaptınız. Peki, Kore’de Türklerin en çok yeri aldığı cepheler mesela Vegas, Geumyanjangi, Kunuri… 00:06:50  Kunuri baskınında bulundum. Amerikalılar kaçtı, ondan sonra biz süngüyle, Celal Dora, süngüyle dedi şey yapacaksınız, süngüyle öldürdük Çinlileri. Ondan sonra açıldı kendi açıldı. 00:07:08  Peki, şöyle bir şey sorayım, aynı zamanda Seoul savunmasında da yer aldınız mı? 00:07:15 Kunuri’de girdik. 00:07:17 Kunuri'den sonra Seoul savunmasında da yer aldınız mı? 00:07:18  Yok, gittim yine şeye Kumkale’ye gittim. Orada işim bitti yani mütemadiyen orada harp ettim.  00:07:28  Peki, şöyle bir şey sorayım Ali Bey, Kore’ye vardığınızda Koreliler nasıl gözüküyorlardı? Hiçbir Koreli ile karşılaşma ya da… 00:07:39  Yemekler getiriyorlardı. Ben bazı onlara… Güneşten eriyordu dondurma alıyordum şeyden onları yediriyorum yolda, yiyin dedim erimesin.  00:07:52  Onlara da dondurma da verdiniz yani?  00:07:54  Verdik verdik ya çalışıyorlardı, getiriyorlardı. Taze balık falan geliyordu, her şeyi yiyorduk yani, iyi insanlardı yani.  00:08:07  Peki, Kore’ye vardığınızda Kore’deki gördüğünüz şeyler mesela evler nasıldı, binalar yıkık mıydı bize birazcık bahseder misiniz?  00:08:16  Şimdi, baskında biz gittik. Kadın arkadaşı bir bakayım şuraya dedi. Girdi çemberli böyle burakla (?) bacağını vurdu.  00:08:29  Bacağını vurdu, ben ateş edip girecektim içeriye, girme dedim. O atladı hemen girdi ayağı kapının arasındaymış. Oraya vurduğu gibi bacağını şey etti.  00:08:41  Yani o zaman binaların içerisine saklanan düşman askerleri de vardı. 00:08:45  Var, var.  00:08:48  Zaten oradaki şeyler hep şey yani.  00:08:51  Baraka gibi.  00:08:54  Peki, şöyle bir şey sorayım Ali Bey oradayken en çok gördüğünüz aklınızda kalan bir anınız var mı ya da orada hiç hayatınız tehlikeye girdi mi?  00:09:06  Teğmen, üsteğmen vardı çok iyi, o Mehmet üsteğmen, o vuruldu onu Tokyo’ya gönderdikten sonra bir üsteğmen daha geldi, Ali Bey, dedi, esir gideceğiz galiba, ne esiri dedim ya önümüze mayın döşedik. Ondan sonra ağır makineleri öne yerleştirdim. Av tüfekleri yanlara, askerleri de arkaya yerleştirdim.  00:09:31  Seninkiler çıkıp geliyor, bir takıldı, ateş. Ondan sonra dedim namluyu aşağıya tut ağır makineli namlusunu, tutunca 20 kişi orada yere seriliyor.  00:09:43  Peki, şöyle bir şey sorayım mayın döşeme görevi de üstlendiniz mi hiç? Mayınları siz mi ya da sizin altınızdaki askerler mi döşediler?  00:09:54  Yok, biz yapıyorduk yani biz döşedik. Ondan sonra 10. bölükte esir gitti bir arkadaşım bağırıyordu esir gidiyorum diye, atış açtık oraya. Ondan sonra çocuğu şey etmişler, kafasından ezmişler, orada yakaladık taarruza kalktığımız zaman. 00:10:13  Peki, Kunuri’de bulunduğunuz dönem nasıldı? Orada hiç korku yaşadınız mı?  00:10:19  Valla ben soğukkanlıyım. Hiç öyle bana şey gelmez. Hatta o sancağı sardı beline Celal Dora, ondan sonra biz gelene süngüyü sapladığımız gibi çekip atıyoruz, hemen çekip atıyoruz, açıldılar, Amerikalılar bizi şey etti, kaçıverince bu şeyler tamam ettik yani. 00:10:48  Peki, Kumkale’de bulundum dediniz, orası nasıldı? En çok dikkatinizi… Nasıl savaş ya da cephe ilerledi? 00:11:00  Şimdi şey, ben nasıl anlatayım?  00:11:04  Hastaneler hep aşağıdaydı. Burada, omuzlarımızda geziyordu bomba, işte bomba bayağı böyle atıyordu bize. Ben 30, 60 mermiyi sardım, 60 mermi. Kesiyorum, arkadan başladığı zaman öbürkünü bantlıyordum böyle yani mermileri sıraladım buraya hep 30 30, 60 tane. 00:11:30  Biri bitti mi, birini sokuyordum, biri bitti mi, birini sokuyordum, hiç durma yok, atıyorlardı.  00:11:36  O zaman aynı zaman topçuluk görevi dışında silah da…  00:11:40  Yaptık yaptık o topçuluk… Benim erim öldü. Dedim kaldırma kafanı vurulacaksın, yok çavuşum dedi bir şey olmaz. Kaldırıverdi, birinci sefer gitti, ikinci sefer bir kaldırdı ta buradan girdi ta bu arkadan çıktı, boynundan girdi. Bir tane de Çerkez vardı o Çerkez de battaniyeyi silkiyor, gir ulan dedim içeriye, yatsıya kalmadı, vuruldu. Gidin dedim alın onu.  00:12:12  Peki, şöyle diyeyim, orada hiç yaralandınız mı, hiç yaralandığınız bir an oldu mu ya da hayatınızın tehlikeye girdiği bir an oldu mu?  00:12:24  Ben öyle şey görmedim.  00:12:27  Yalnız havan topu yedim buraya.  00:12:32  O zaman yaralandınız. 00:12:32  Başka hiçbir şeyim yok. 00:12:38  Peki, o an cephede mi hemen tedavi gördünüz?  00:12:41  Orada orada orada orada, mevzi yapıyorduk Kumkale'de, 15 metrede. Benim bir çocuk vardı, kafadan sakattı biraz, onu 15 metrede oraya diktim.  00:12:55  O kaçtı geldi havanlardan, duramadı.  00:12:59  Karşıdan ateş açılıyor değil mi bu arada?  00:13:01  Çinliden atıyor.  00:13:04  Kaçtı geldi, dedim niye kaçtın, “e vurulacaktım”. Ama kaldırdılar mevziiyi oradan, tekrar yaptık biz mevziiyi.  00:13:14  Peki, o an cephede geri tedavi gördüğünüzden bahsettiniz.  00:13:23  En çok o dönem mesela sıhhiyeci askerler nasıllardı, iyiler miydi işlerinde?  00:13:29  Yani benim bir arkadaşım, beraber geldik Kore’ye. Annesi, ben geldiğim zaman, niye dedi benim evladımı bıraktın geldin oradan. Şehit düştü. Çocuk telden radyo yapıp çalıyordu öyle kafalı çocuktu. Barakadaydı, bir havan düştü barakanın üstüne, çocuk gitti. Hatta 2. gruptan albay geldi oraya. Beyninden parça yedi öldü. Koştum, baktım benim arkadaşım, ölmüş. 00:14:08  Peki, şöyle bir şey sorayım Ali Bey, savaş bittikten sonra 1952 yılının başında geri döndüm diyorsunuz Türkiye'ye. Savaş bittikten sonra hiç Kore’ye gitme imkânınız oldu mu? 00:14:22  Hiç olmadı, fakat gittiğimiz zaman şey yapıyorlar, Başkan falan gönderelim diyorlar.  00:14:31  Ben, o akrabalarıma bir şey almam icap ediyordu, e para yoktu, annem babam öldü.  00:14:38  Ekonomik nedenlerden gidemediniz. Peki, şöyle bir şey sorayım… 00:14:43  Ama başkanım çok ısrar etti git, gönderelim diye, ben bu sebeplerden şey etmedim 00:14:52  Peki, şöyle bir şey sorayım Ali Bey, savaş bittikten sonra hiç orada bulunmadığınızı söylediniz. Şu an Kore, dünyaca ünlü markaların, Samsung, LG, Kia, Hyundai gibi markaların ev sahipliğini yapan bir ülke, aynı zamanda Dünyada top 20… 00:15:09  Sağ olsunlar Koreliler. Bak madalyayı bizim Türk basmıştı, öldü veremedi. Oradan geldi bu madalyalar Allah razı olsun.  00:15:19  Tamam, şöyle devam edeyim, dünyada top 20 içine giren bir ülke şu an, hem de cumhuriyetin de en iyi bir şekilde yaşandığı ülkelerden, mutlaka televizyonlarda, haberlerde Kore hakkında… Neler hissediyorsunuz o an?   00:15:36  Yani bahtiyar oluyorum yani onlar iyi oldukça biz de iyiyiz ama bizi hakikaten çok seviyorlardı Koreliler, biz de onları çok seviyorduk. Maç oynandı, maçı bile kazandığımızı istediler, bağırdılar, çağırdılar yani.  00:15:51  O zaman 2002 yılında Dünya Kupası maçını izlediniz ama Kore’de değil Türkiye’de izlediniz.  00:15:53  Evet, evet, evet, evet, evet izledim, Türkiye’de izledim. Onlar, Allah razı olsun hep bizi üste çıkardı kazandığımızı. 00:16:06  Şöyle bir soru sorayım Ali Bey, Kore’den ayrılırken Kore’nin en kötü halini gördünüz, en zor cephelerinde yer aldınız… 00:16:16  Ben geldiğim zaman rüyama giriyordu, bağırıyordum gece.  00:16:22  Gece bağırıyordum, uykumda. Tabii görüyordum ölenleri.  00:16:24  Eski ölen arkadaşlarınızı da hatırlayarak, vefat edenleri.  00:16:32  Peki, şöyle bir şey sorayım, Kore’den ayrıldıktan sonra hiç Kore’nin bu kadar gelişeceğini tahmin edebilmiş miydiniz?  00:16:43  Etmedim, etmedim. İyi olduklarını söyledim. Belki ileride bize yardımı olur dedim.  00:16:51  Kore’nin bu kadar gelişeceğini tahmin etmediniz bir Kore gazisi olarak, Kore’nin bu kadar gelişmiş ve… 00:16:57  Şimdi, gelişmiş olduğunu takdir ediyorum. Yani daha iyi… 00:16:59  Yani gördüğünüzde keyfiniz yerinize geliyor.  00:17:03  Evet, evet, evet. Ki tabii gördüm, sevindim yani, tabii. 00:17:09 Gurur duyuyor musunuz Kore gazisi olmaktan?  00:17:08  Duymaz olur muyum efendim şimdi Kore hep bizim dostumuz yani ben öyle biliyorum dostumuz, Türkiye’nin dostu.  00:17:21  Biz onlar için çarpışmaya gittik. 00:17:25  E tabii, kazandık.  00:17:26  Peki, Ali Bey, 2020 yılı Kore Savaşı’nın başlamasının 70. yılı olarak kabul ediliyor. Gençlere iletmek istediğiniz bir mesaj var mı Koreli gençlere, bir Kore gazisi olarak.  00:17:40  Yok, efendim yok, seviniyorum yani. 00:17:43  Onların gelişmiş halini görerek mutlu oldunuz. 00:17:47  Tabii tabii seviniyorum, mutluyum. Bize el dayak oldular yani ama biz de onlara el dayak olduk. Elimizden geleni öldürdük. En iyisini yaptık, öldürdük Çinlileri.  00:17:58  O zaman Korelilerin şu an sadece hani, bir belirli bir mesaj iletmek istemiyorsunuz zaten onların şu an bulunduğu halden çok gurur duyuyor gibisiniz.  00:18:08  Onur duyuyorum, gurur duyuyorum efendim evet, çok.  00:18:11  Peki, Ali Bey benimle böyle bir… 00:18:15  Size çok teşekkür ederim.  00:18:17  …Röportajı yapmak şeyi verdiğiniz için açıkçası ben teşekkür ediyorum.  00:18:18  Çok teşekkür ederim, sağ olun, sağ olun. Ben çok memnun oldum. Allah razı olsun.  00:18:25  Ali Bey burada röportajımızı sonlandırıyoruz. Bana sizin gibi bir beyefendiyle de yakışıklı bir beyefendi ile de tanışma imkânı...  00:18:34  Bak, benim fotoğrafım bak, en sonda şu gözlüklü, ufak, bak.  00:18:39  Onların zaten biz daha sonra resimlerini çekeceğiz. Endişelenmeyin. O zaman Ali Bey burada röportajımızı sonlandırıyoruz. Benimle röportaj yaptığınız için teşekkür ediyorum.  00:18:49  Ben de çok teşekkür ederim hepinize.

Kaynak dosya: 13.Ali Salk (Ege).docx