
1929 · Turkish · Turkish
Cevdet Sidal
Görüşme transkripti
Cevdet Sıdal
Bağlantı: https://www.youtube.com/watch?v=6beGqUeksXo
Ses dosyası
17.Cevdet Sıdal.mp3
Ses dosyası
17.Cevdet Sıdal 1.mp3
Döküm
00:00:00
İsminiz soyadınızı öğrenebilir miyim?
00:00:04
Cevdet Sıdal
00:00:07
Kaç yaşındasınız, ne zaman doğdunuz?
00:00:10
1000 ıı 15 Aralık 1929 İstanbul doğumluyum.
00:00:19
Hangi okuldan mezun oldunuz?
00:00:22
Lise terk.
00:00:24
O zaman ilkokul me ortaokul mezunu diyeyim. Aileniz kaç kişi, anneniz babanız ne iş yapıyordu öğrenebilir miyiz?
00:00:35
Anne annem.
00:00:42
Fransızca ve Almanca bilen.
00:00:47
Bir ev kadınıydı.
00:00:51
Babam teknisyen.
00:00:54
Teknisyen.
00:00:56
Peki kardeşleriniz var mıydı?
00:01:00
3 erkek kardeşiz.
00:01:04
En küçükleri benim.
00:01:06
Hangi tarihte askere alındığınız hatırlıyor musunuz?
00:01:09
1948
00:01:12
1948
00:01:14
Ay ya da yıl hatırlıyor musunuz acaba?
00:01:20
Maalesef.
00:01:21
Kore’ye hangi tarihte gittiniz?
00:01:24
Kore'ye hangi tarihte gittiniz?
00:01:27
20 Eylül 1949
00:01:33
Hangi ne zaman Kore’ye vardığınızı hatırlıyor musunuz?
00:01:37
23 gün gemi yolculuğundan sonra.
00:01:43
Evet.
00:01:45
Limana indik.
00:01:47
Koredeyken hangi alay hangi tabur, hangi bölük, hangi takımda olduğunuzu acaba hatırlıyor musunuz? Bize bunları söyleyebilir misiniz?
00:01:58
Muhabbe muhabere bölüğünün.
00:02:04
Muhabere takımında muhabere takımı.
00:02:15
Iıı şey olarak alay olarak hatırlıyor musunuz?
00:02:18
Onları hatırlayamam.
00:02:21
Koredeyken erdiniz değil mi ya ya da Koredeyken hangi rütbeniz var mıydı ya da ıı er miydiniz, topçu muydunuz?
00:02:33
Muhabereciydim. Er. Muhabere eri.
00:02:42
Arabanın.
00:02:44
Muhabere arabasının yetkilisiydim.
00:02:47
Kore'ye vardığınız zaman Kore’nin nasıl göründüğünü ya da Korelilerin nasıl olduğunu bize biraz anlatabilir misiniz?
00:02:57
Biz bir gittiğimizde kampa aldılar. Kampa aldılar orada 3 5 gün kadar dinlendik ve devamında çete savaşına gittik.
00:03:21
Peki Kore’ye vardığınızda ama belki de büyük bir ihtimalle Busan kentine vardınız ama mesela Busan
00:03:28
Busan, Busan
00:03:29
Busan Busan kentine vardınız ama oradayk orayı ya da diğer şehirleri görme imkanınız oldu mu? Şehirler nasıldı?
00:03:40
Kore’ye vardığımızdan sonra birlikten ayrılmadık ve savaşa iştirak ettik. Çete savaşı başlamak üzere.
00:03:52
O çete savaşında birçok arazi üzerinde olumsuz durumlar oldu. Bunlar bizi tatmin etmediği için geriye çekildik ve savaşa iştirak ettik cepheye.
00:04:13
Mesela diğer şehirleri görüp görme imkânınız hiç oldu mu? Busan ya da Daegu ya da o şehirler hakkında ne düşündünüz?
00:04:22
O zaman.
00:04:24
Ee ve şehirlerle.
00:04:28
Çok az temasımız oldu, askeriye dışında.
00:04:33
Ve halk perişan vaziyetteydi.
00:04:40
Savaş nedeniyle bundan dolayı ıı
00:04:47
Evet.
00:04:52
İlk kendileriyle çok fazla temasımız olmadı.
00:04:55
Kore’de Korelilerin çok böyle acınası bir halde olduğunu söylediniz. Peki, mesela oradayken onlarla hiç konuşma fırsatınız ya da mesela orada diğerleri diğer katılan gaziler onları mesela çok fazla acınası gözüktüğünden dolayı o küçük çocuklara çikolata falan verdiklerini bahsettiler. Siz hiç öyle bir şey yaşadınız mı?
00:05:22
Şimdi cepheye gittiğimiz zaman.
00:05:29
Cephede karargâhtayken ay çocuk küçük bebeklere kucağında aileler bize gelirlerdi. Ben de içinde her şeyi bulunan çikolata ve benzeri şeyler veriyorduk.
00:05:55
Korelilere bu hani bir şeylere verdiğinizden bahsettiğiniz onlara verirken neler hissettiniz?
00:06:06
Bu durumda.
00:06:08
Bizim olmamız.
00:06:12
Aklıma geldi, eğer biz olsaydık neler hissederdik?
00:06:16
Biz bilerek severek yaptık bu güzel şeyleri.
00:06:26
O zaman Korelilerin o acınası halini gördüğünüz zaman üzüldünüz değil mi?
00:06:33
Tabii.
00:06:35
Koredeyken hangi cephelerdeydiniz?
00:06:40
Muhabere oldu, muhabereci olduğumuz için bütün cephelerde bulunduk.
00:06:45
Mesela en çok aklınızda kalan hangisiydi?
00:06:50
Bizzat bulunduğunuz.
00:06:53
Kunuri’de.
00:06:55
Sabahtan akşama kadar
00:07:00
Bizzat ateş altındaydık.
00:07:05
Önümüzde bir pirinç tarlası vardı.
00:07:10
Ve onun arkasında ormanlık bir arazi o arazinin.
00:07:17
O araziye mağara yapmak suretiyle bize ateş açıyorlardı.
00:07:26
Ve bu devam etti devam etti.
00:07:36
Akşama kadar o cephenin orasında kaldık. O mevkide kaldık çünkü hareket kabiliyetimiz yoktu.
00:07:49
Ateş etmeye kalktık. Telsisle muhabere yaptıktan sonra kimseyi bulamadık karşımızda.
00:08:02
Ateş hattı başladıktan sonra biz geri çekilmek mecburiyetinde kaldık, uçaklar geldi.
00:08:11
Kunuri’deyken hayatınızın tehlikeye girdiği tehlikede olduğunu hissettiğiniz bir an var mıydı acaba?
00:08:18
Vardı.
00:08:20
Vardı
00:08:22
İlk ateş Kunuri Baskını sırasında bazı arabalar farlarını açık bırakmışlardı.
00:08:38
Bu farlardan istifade ederek düşman bizim
00:08:44
Askerimizi maalesef bazı zayiata uğrattı.
00:08:51
Uğrattı. Bizde bir hareket göstermek istedik ve ben baktım askeriyeye bir arkadaş vurulmuş karnından. Onları harp paketleri vardı yanımızda onları paketledik, sardık ettik. O arada bir jeepin arkasına tüfeklen mevzi aldım. Tam ateş edeceğim sırada bir ateş geldi karşıdan bana.
00:09:23
Bizi gördüklerini tahmin ediyoruz onu. Çünkü aramızdaki mesafe 300 metre falandı. Hemen arkadaş beni o jemse tekerlerinin arkasından çekti. Benim bulunduğum yeri bir mütevellit taradı.
00:09:49
Kore Savaşı bittikten sonra Kore’yi Kore’de hiç bulundunuz mu ya da gidebildiniz mi?
00:09:58
Teklif edildi.
00:10:01
Fakat gidemedim.
00:10:05
Et bize teklif yapıldı gitmemiz için.
00:10:09
Savaş bittikten sonra normalde mesela Kore hükümeti hani bir programı var. Sizin gibi gazilere alıp Kore’ye götürdüğünden dolayı hani hiç gitmek istemediniz mi oraya?
00:10:23
İstedim fakat çocuklarımın bazı hastalıkları rahatsızlıkları oldu bundan dolayı yaşam içindeki mazeretler dolayısıyla gitmek kısmet olmadı.
00:10:45
2020 yılı Kore Savaşı'nın başlamasının 70. yıldönümü olarak kabul ediliyor. Korelilere iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?
00:10:59
Bu 70 yıl içinde bize gösterdikleri yakın ilgi dolayısı ile kendilerine teşekkür ediyorum. Şahsen. Korelilerin çalışkan bir millet olduğunu birçok vesilelerle duymuş ve anlamış bulundum.
00:11:27
Çok çalışkan bir ülkenin evlatları Koreliler bu bundan da bir dost olarak dost olarak memnuniyet duymaktayım.
00:11:42
Korelilerle ilgili Kore Savaşı ile hani Kore Savaşından sonra hiç Kore’ye gidemedim dediniz. Kore’yle ilgili haberleri duyduğunuzda neler hissediyorsunuz bize birazcık anlatır mısınız?
00:11:53
İlgiyle izliyordum, ilgiyle izliyordum. Bir uzun bir süre savaşın etkisinden kurtulamadım ve takip ediyordum Kore durumunu.
00:12:13
Kendi milletimmiş gibi onların başarısından memnun kalıyorduk.
00:12:20
Korelilerin bu gelişmiş şu an hani ülke gelişmiş halini gördüğünüz zaman o dönemle karşılaştırılırsak gurur duyuyor musunuz şu an onlarla?
00:12:30
Tabii ben savaş esnasında köy evlerinde bir araştırma yaptım.
00:12:46
İngilizce, Almanca, Fransızca kitapları gördüm. Bu kitapları gördükten sonra Korelinin yaşam tarzını tahmin ettim. Okumuş, medeni ve çalışkan insan olduklarını.
00:13:06
Bana şu an Kunuri ile ilgili orada yaşadığınız ile ilgili ayrıntılı bir şekilde anlatabilir misiniz yaşadıklarınızı?
00:13:16
Bu Kunuri denilen bir mevkii var.
00:13:25
Burada baskın olduğu için baskın olduğu için sabahtan akşama kadar orada kaldık ve o arada o arada bizim tarafımızdan esir alındıklarını sonradan öğrendiğimiz rütbesi sökülmüş bir subayla karşılaştık.
00:13:59
Subay perişan vaziyetteydi.
00:14:04
Anlattı bize dedi bizi dedi esir aldılar dedi.
00:14:11
Götürürken dedi arkadaşlarla konuştuk dedi.
00:14:17
Şu tepeden aşağıya atlayalım, kaçalım diye dedi.
00:14:23
Anlaştık ve faaliyete geçtik dedi ve kaçarken aramızdan vurulan oldu dedi.
00:14:32
Ben dedi aralarından 3 kişiden dedi bi kurtulan ben oldum dedi.
00:14:39
Şimdi o tanıştığınız, görüştüğünüz o karşı karşıya geldiğiniz subay beyefendiyle Kunuri tarafında karşı karşıya geliyorsunuz değil mi?
00:14:50
O
00:14:52
O tarafta mıydı yani?
00:14:53
Ve o tarafta aynı aynı taraftaydık fakat çevremiz sarıldığı için çevremiz sarıldığı için bütün birlikler aynı yerde toplandı.
00:15:07
Ben o kesimde geriye çekildim. Bir sipere girdim sipere girer girmez bir ateş açıldı arkamdan. Karşı taraftan. Makineliyle
00:15:24
Ben tabii ki ben çekindim korktum yani dua etmeye başladım. O olur ya herhangi bir hadise olabilir, ölebiliriz.
00:15:36
O an korku dışında başka neler düşündünüz aile?
00:15:40
Dua, dua ettim dua ettim ve geriye çekildik. Geriye çekildiğimiz anda sağlık birliğinin sıhhiye birliğinin ortada kaldığını ve hareket halinde olabileceğini gördüm. O arada o arada.
00:16:04
Bizim birlikten bir araba benim arabam benim arabam pikabım kurtulmuş geliyor geliyor. O arada bir Kıdemli Başçavuşu başçavuşu da kurtarmışlar geliyorlar gelmiş dedi Cevdet dedi. Karnım çok aç dedi. Ot yedik 3 gün dedi.
00:16:33
Dağlarda ot yedik dedi. Sonra sizi bulabildim dedi.
00:16:38
Karnın aç mı dedim aç dedi.
00:16:41
O arada şuurum pek yerinde değildi. Tankın üzerinde bir Amerikalı asker meyve suyu içiyordu.
00:16:55
Ben tanka fırladım, bir tokat vurdum Amerikalıya aldım elinden meyve suyunu getirdim, astsubaya verdim. Karnını da doyurdum kumanya da vardı arabamda ve öylece akşamı bulduk. Akşamüzeri çekilmeye başladık. O kesimde o kesimde yarılmıştı Türkler tarafından. Yarılmıştı cephe ve oradan yavaş yavaş geriye geçtik ve bu Kunuri’nin Kunuri Savaşı’nın başlangıcı oldu bizim için. Çete savaşından sonra.
00:17:41
O ondan sonraki devam ediye edişler, uçak hücumları oldu. Düşmanın, düşmanın uçak hücumları oldu. Bize tembih etmişlerdi. Uçak 2 ateş ederse cephenizi küçültün. Yan dönün. Yani isabet ihtimali az olsun diye biz tatbik ediyorduk tabii ve o suyun içinden geçerek artık o arada düşünemiyorsunuz siz.
00:18:23
Bir anı ana anlatayım size. Suyu anlatmak istiyorum. Cephede tıraş olurken araba kaputunun üzerinde sular yüzümde donuyordu.
00:18:38
O dönem Kore cidden o kadar soğuk muydu?
00:18:43
Manchur hududundaydık.
00:18:48
Manchur hududundaydık ve oradan sonra cepheye bir kısım piyademiz ileride savaşıyordu. Biz karargâhta görevli olduğumuz için bunları çevreylen haberleşiyorduk. Cephane icap ettiği zaman oto bölümüne emir veriyorduk mesajla. Aldığımız emire göre. Bu cephe takviyesi e şey silah takviyesi yapılıyordu.
00:19:22
Kunuri dışında başka hangi cephelere katıldınız? Yani bize birazcık daha ayrıntılı bir şekilde anlatabilir misiniz? En çok aklınızda kalan.
00:19:32
Şimdi çok çeşitli olaylar oldu. Çok çeşitli, o kadar çok ki.
00:19:41
Bir tanesini izah edeyim.
00:19:45
Bir gün karargâhtayız.
00:19:51
Su almaya gidiyoruz şeyden akıntıdan pınardan.
00:19:58
Giderken dikkatimi çekti. Bir ip çekilmiş patika yolunun üzerine arkadaşız demişti dur dedim mayın var burada dedim.
00:20:10
Hakikaten o mayını patlattılar.
00:20:15
Patlattılar.
00:20:17
Geldim döndüm durumu ben gör görevli olarak arabamla yer yer gidiyordum. Şimdi piyade cepheye kadar da gidiyordum geri kademeye de gidiyordum ileri bulunduğum yani ben ileri ve geri kademe ile irtibat sağlıyordum.
00:20:42
Tugayın irtibatını.
00:20:43
Bu mayın olayının olduğu zaman yere mayınları gömmüşler ya hangi karargahtaydınız hatırlıyor musunuz?
00:20:51
Ee şe karargâhın içindeydim.
00:20:55
İşte hangi karargâh, hani başka hangi bölgede?
00:21:00
Bizim bu tugayın karargâhı.
00:21:05
Bizim Paşa’nın bulunduğu tugayın karargâhındaydım, orada görev yapıyordum zaten. Merkez muhaberecisi olarak çevreyle irtibat sağlıyordum.
00:21:19
Gelen haberleri Paşa’ya iletiyorduk.
00:21:26
Hımm.
00:21:28
Bir.
00:21:31
Mühim bir olay daha geçti başımızdan.
00:21:38
Bir acele mesaj geldi.
00:21:42
Cephane istiyorlar benim tepedeyim telsiz cihazları biliyorsunuz yüksek yerlerde daha güzel muhabere yapar. Biz de yanımdaki arkadaşla bir işi vardı bir tarafa gitti. Ben tek başına kaldım. O mesajı çok acil
çekmek mecburiyetindeyim.
00:22:05
Bir elimle magneto çevirdim.
00.22:10
Telegrafı
00.22:11
Bir elimle mesaj yazdım. Hâlbuki normalde magnetoyu çevirecek bir eleman olması lazımdı ve karşıdan aldı haberini.
00:22:25
Duyunca.
00:22:27
Ben memnun oldum, görev tamamlanmıştı.
00:22:30
Kunuri dışında birçok şeye katıldım diye bahsettiniz. Cepheye katıldım diye bahsettiniz acaba o cephelerden başka aklınıza gelen … var mı acaba?
00:22:44
Ve bir gün.
00:22:48
Görev çıkmış.
00:22:51
Biz de fabrika fabrikada.
00:22:56
Fabi içki fabrikasında içki içiyorduk.
00:23:01
Çok ilginçtir, büyük fıçının diye altına oturmuş içki içiyoruz.
00:23:10
Orada içki fabrikasındayken içtiğiniz içkinin ne olduğunu hatırlıyor musunuz acaba?
00:23:16
Sul.
00:23:19
Sul. Pirinç içkisi.
00:23:24
Beyaz renkte miydi yoksa renkli miydi?
00:23:27
Beyaz.
00:23:33
Ve o arada.
00:23:37
O arada bir haber geldi. Cepheye görev çıkmış, biz de sarhoşuz.
00:23:51
Döner dönmez bir affedersiniz.
00:23:59
Çıkardık.
00:24:01
Rahatladık.
00:24:02
Kustunuz yani.
00:24:04
Oh yani, evet, evet evet evet ve sağlimen bir yerine gidip görevi yerine getirdik. Yalnız görevde de yangın çıkacaktı. Şimdi gezerken araba arızalandı, jeep arızalandı.
00:24:26
Abi ne yapalım şarampole düştük.
00:24:31
Arkadaşlara dedim ki tomsonları alın etrafa şey edin.
00:24:35
Herhangi bir tehlikeye karşı karşı koyarsınız, pek bekliyoruz, bir yardım bekliyoruz.
00:24:42
Karşıdan.
00:24:45
Hıı bir birlik geliyor, baktık ışıklarlan geliyor. Amerikalılarmış Amerikan.
00:24:53
Where’s the dedim Turkish brigade
00:25:01
1 2 kilometre ileride dedi. Biz dedi changed yaptık dedi. Changed yaptık dedi.
00:25:11
Bizi vinç yardımıyla şey çekici yardımıyla çekip çıkardılar, gittik.
00:25:21
Ay çok üşümüştük arkadaş soba yak yakalım dedi. Soba yok. Orada evlerin altından köylerde evlerin altında ocak vardı o ocak yanmak suretiyle taban ısınıyordu ısınıyordu. Fazla odun atmışlar, battaniyeye yanmaya başlamış, duman çıkıyor.
00:25:48
Bundan bir Hanok tarz o küçük evlere hanok deniliyor da oralarda da bir süre kaldınız o zaman.
00:25:55
Kaldık hep zaten cephedeydik. Yani biz geri kademede hiç bulunmadık hep cephedeydik.
00:26:04
Çok ilginç bir şey daha anlatayım, canımız balık istedi.
00:26:10
Nasıl bulabiliriz? Han nehrinin bir kolunun yakınındayız.
00:26:17
Ben dedim ki el bombası var yanımda.
00:26:21
El bombasıyla gittik arkadaşa dedim ki sen dedim el bombası el bombasını at.
00:26:31
Suya gir balıkları topla.
00:26:35
Çekti hakiki bomba var elinde.
00:26:39
Hakiki el bombası var çekti fışşş demeye başladı patlayacak elinde elinde patlayacak attı, suya girer girmez patladı, balıklar çıktı.
00:26:53
Biz de oturduk, afiyetle yedik.
00:26:55
Bir de böyle eğlenceli hikâyeleri anlattığınız için çok teşekkür ediyorum.
00:27:00
Estağfurullah o eğlenceli taraflar çok çünkü orada moraliniz yerinde olması için eğlenmek mecburiyetindesiniz.
00:27:17
Geri deri bir arkadaş var, çok muzip.
00:27:20
Haber merkezinde çadırda, çadırda toplandık içki içiyoruz.
00:27:26
Sonra bira fabrikası bize geçmişti. Bize geçmişti, bi bidonlan bira getirmişler.
00:27:35
Gece sabah oldu, gece o arkadaş çıktı gitti, sarhoş olan gitti.
00:27:42
Sabah ne görelim arkadaş mevzinin dibinde yatıyor, sarhoş olmuş, çıkar çıkmaz düşmüş mevziye öyle kal oh onu şey şaka mevzusundan takıldık falan diye.
00:27:58
Böyle eğlenceli hikâyeleri anlattığınız için teşekkür ediyoruz. Burada röportajı bitiriyoruz, teşekkür ederim.
00:28:05
Estağfurullah, estağfurullah.
Kaynak dosya: 17.Cevdet Sdal.docx