
1930 · Turkish · Turkish
Galip Fethi Okay
Görüşme transkripti
18.Galip Fethi Okay
Video Bağlantısı: https://www.youtube.com/watch?v=O8Byz_i_uFA
Ses dosyası
18.Galip Fethi Okay.mp3
Döküm
00:00:39
Galip Fethi Okay.
00:00:42
Galip Bey sizin
00:00:43
Fethi Okay
00:00:44
Sizinle tanıştığımıza çok sevindim. Galip Bey acaba doğum tarihinizi de öğrenebilir miyiz?
00:00:49
1930
00:00:51
Hangi ay hangi yıl hatırlıyor mu?
00:00:52
9.9.1930
00:00:55
E hangi okuldan mezun oldunuz acaba? Hani lise midir ortaokul?
00:00:58
Ben orta birden mezun oldum.
00:01:01
Ortaokul mezunusunuz o zaman. Daha sonra devam edelim. Aileniz kaç kişiydi? Anneniz babanız hangi işte meşguldü?
00:01:02
Evet.
00:01:09
Annem babam vefat etti.
00:01:12
2 kardeş varız biz o benden 4 yaş ufak erkek olarak.
00:01:17
Anneniz babanız hani o dönem ev hanımı mıydı?
00:01:21
Ev hanımıydı onlar.
00:01:23
Babanız mesela hangi işle meşguldü?
00:01:24
Babam Tariş'in ustabaşısıydı. İzmir’de üzüm yemiş işletme fabrikasının ustabaşıydı.
00:01:33
Hangi tarihte hangi yıl askere alındığınızı hatırlıyor musunuz?
00:01:38
Tabii hatırlarım 52’de gittim Kore’ye ben.
00:01:42
Askere alınım alınımınız daha önce olduğu için.
00:01:45
Tamam 3 aylık askerdim.
00:01:47
Ha o zaman.
00:01:48
52 de hepsi içerisinde 3 aylık askerdim.
00:01:51
1950
00:01:52
Kore’ye gidersem bir senede bitireceğim askerliği 3 senede askerlik.
00:01:56
O dönem.
00:01:57
O zaman 3 senedi.
00:01:59
Kore'ye gidecek bir kişi yok mu dedi general. Kimse çıkmadı.
00:02:04
Erzurum'da Taşkale’de yapıyordum askerliğimi. Ben elimi kaldırdım hemen.
00:02:10
Nerelisin sen dedi. Ben dedim İzmirliyim anladın mı gel aslanım dedi. Seni öpeyim dedi anladım.
00:02:17
Kore’ye gidecek topçuydum ben atış idarede ders alıyorduk.
00:02:21
Kore’ye gidecek bir kişi var mı dedi yüzbaşı. Kimse çıkmadı. Ben hemen çabucak kafam çalıştı. Kore’ye gidersem dedim. Askerliğimi bir senede bitireceğim 2 sene yani yapmayacağım.
00:02:33
O zaman gönüllü olarak gittiğiniz yani.
00:02:36
Gönüllü gittim ben yani evet.
00:02:38
Peki orada er miydiniz topçulardan mıydınız?
00:02:41
Şey onbaşıydım orada.
00:02:44
Onbaşıydınız.
00:02:45
Evet.
00:02:46
Yani rütbeniz de vardı.
00:02:47
Evet onbaşı.
00:02:48
Kore’deki göreviniz başladığı dönem piyade olarak mı yaptınız?
00:02:53
Yok er er.
00:02:54
Top. Erdiniz. Peki, ama topçu eğitimi de aldım dediniz değil mi?
00:02:59
Tabi aldım topçu eğitimi aldım 2 aylık askerdim işte Kore'ye bir kişi lazım dediler.
00:03:04
Gönüllü oldunuz.
00:03:05
He ben gönüllü çıktım. İyi ki gitmişim diyorum ben ya da yaralarım oldu ya şurada bak.
00:03:11
Ooo ameliyat iziniz var yani
00:03:13
Burayı yaptılar, diktiler.
00:03:15
Göğsünüzden de o zaman yaralandınız.
00:03:16
Ha göğsümden diktiler ha göğsümden
00:03:18
Şöyle bir şey sorayım o zaman Galip Bey.
00:03:22
Kore Savaşı siz Kore’ye gittiğinizde çoktan başlamıştı.
00:03:26
Tabii çoktan başlamıştı.
00:03:27
Siz haberlerde radyoda, işte, gazetelerde Kore Savaşı’nı duymuşsunuzdur mutlaka. Fakat o savaş başlamadan önce Kore gibi bir ülkenin varlığından ya da hakkında bir şey biliyor muydunuz?
00:03:42
Hiçbir bilgimiz yoktu.
00:03:43
Gelen arkadaşlardan anlatıyorlardı hani.
00:03:47
Kore’ye gidip gelenler anlatıyorlardı.
00:03:49
Gidip gelenler birinci, ikinci kafile anlatıyordu onlar.
00:03:52
Peki, şöyle bir şey sorayım, Kore’deyken hangi alay tabur ya da bölük ya da takımda olduğunuzu hatırlıyor musunuz?
00:03:58
10.Bölük 3.Tugay, 10.Bölük
00:04:03
3. Tugay.
00.04:04
3.Tugay 10.Bölük.
00:04:05
10. Bölükteydiniz. Peki, Kore’ye vardığınız zaman siz hangi şehre vardığınızı ya da.
00:04:13
Busan’a vardık. Busan.
00:04:15
Busan.
00:04:16
Busan’a vardık.
00:04:18
Bir ay kaldık sonra bizi orada Türk askerleri var onları gece değiştirdik. Gece değiştiğini düşman görmesin diye çünkü düşman yakın bize halk nasıl karşılıyor böyle boynumuza sarılıyorlar kurtarıcılarımız geldi diye. Kurtarıcılarımız geldi diye boynumuza sarılıyorlardı.
00:04:41
Çünkü çok çekti onlar orada savaş anı ben bile ağlıyorum yani dayanamıyorum. Cephelere dağıttılar bizi ayrı ayrı. Her cephede 3 ay kalıyorduk. Ben 3 tane cephe değiştirdim.
00:04:54
Peki onları sıra sıra soracağım zaten endişelenmeyin Galip Bey. Şöyle bir şey sormak istiyorum, siz oraya vardığınız zaman Incheon kentine vardığınız zaman Kore tam olarak nasıl gözüküyordu? Kore halkı nasıl gözüküyordu? Birazcık bize detaylı bir şekilde.
00:05:12
Evet şimdi Kore halkı biz vapurdan indiğimizde sonra trenlere bindik, Busan’a geldik. Allah
00:05:20
Busan’a mı geldiniz?
00:05:21
Onların Busan’a geldik.
00:05:24
Yoksa Han nehrinin o tarafta bulunuyorum?
00:05:26
Yok, Busan’a geldik. Ondan sonra ilk cephelere dağıldık.
00:05:32
İşte biz 3 3 ay mı 1 sene mi ne kaldım, unutuyorum, unutuyorum.
00:05:38
Sıralamayı karıştırdığınız zamanlarda var.
00:05:41
Bir sene kaldık zannedersem askerliğimi orada yaptım çünkü ben.
00:05:44
Şimdi
00:05:46
3 seneydi askerlik Kore’ye gidersem bir senede bitireceğim. Evet, bir sene kaldım.
00:05:52
Peki, şöyle bir şey sorayım size siz oradayken Kore halkı nasıl gözüküyorlardı? Bize birazcık ayran.
00:05:58
Allahım yarabbim Kore halkı boynumuza sarılıyor, açlık var, anladın mı yiyecek yok. Biz yediğimiz ekmekleri onlara veriyorduk. Böyle tel örgülerin kenarında bekliyorlardı böyle. Çap çap çap çap yemek istiyorlardı.
00:06:15
Peki?
00:06:16
Biz yemeğimizi onlara veriyorduk yani. Esasında zaten en çok tabii yaşlı insanlar vardı. Kaçacak yerleri yoktu. Gidecek yerleri yok, hep düşman bombalıyor.
00:06:27
Yani sizden yemek isteyenlerin arasında en çok çocuklar ve yaşlılar vardı değil mi?
00:06:31
Evet, evet.
00:06:32
Peki, Kore’deyken hangi cephelerde yer aldığınızı bize birazcık detaylı bir şekilde bahseder misiniz?
00:06:41
Unutuyorum bazı ya.
00:06:42
O zaman Kore’deyken ilk vardığınız yer Incheon’du.
00:06:46
Evet.
00:06:47
Daha sonra hangi cepheye gittiniz?
00:06:50
Valla 3 tane cephede Vegas, Vegas Savaşı.
00:06:52
Vegas’taydınız.
00:06:53
Vegas, Incheon
00:06:54
Daha sonra bize birazcık Vegas cephesinden bahseder misiniz? Nasıldı?
00:06:54
Vallahi hatırlayamadım.
00:07:01
Üzüleceğinizi biliyorum. Zor olduğunun da farkındayım ama.
00:07:04
Gece tabii cepheleri gece alıyoruz, düşman görmesin diye düşmandan bazı cepheler 2 3 km oluyor bazı da.
00:07:16
5 600 m oluyor. En son aldığımız cephe düşman yakındı işte. Bu bir köşe bir köşe bizdik böyle. Sigara içtikleri dumanları görüyorduk yani fakat kendilerini göremiyorduk oraya topçu atışı hemen bildiriyorduk. Tabii topçu atışı bildiriyor. Artık onlar ölüyor mu, ölmüyor mu onları göremiyoruz biz.
00:07:38
O zaman düşmanın ölüp ölmediğini bilmiyorsun şu an?
00:07:40
Ha bilmiyorum valla Vegas Savaşında ben telsizciydim.
00:07:44
Telsiz görevinde bulundun.
00.04:45
Ha resimlerim orada var makinem filan şey yapıyor.
00:07:49
Telsiz telefon muydu telsiz miydi?
00:07:51
ANS PRC300. ANS PRC300.
00:07:58
Baya büyük bir telsiz yani böyle ama 4 parmak kalınlığında böyle hani yüksek böyle
00:08:05
Büyük bir telsizle
00:08:07
Ha büyük bir şey böyle yüksek.
00:08:08
Telsiz o zaman iletişim görevinde yer aldınız aynı zamanda.
00:08:11
Ben topçuydum topçular fazla gelince beni piyadeye attılar.
00:08:14
Tamam, Galip Bey şöyle bir şey sormak istiyorum, Vegas’tan başka aklınızı gelebilecek.
00:08:19
Valla 3 tane cephe değiştirdim. Elco Berlin Vegas
00:08:23
Erko elko.
00:08:24
Elco Berlin Elco Berlin Vegas
00:08:28
Ötekini aklıma gelmiyor ki.
00:08:30
Mesela o dönem sizinle beraber gidenler aynı zamanda Kumkale diye bahsedilen bir bölgede de yer aldıklarını söylüyorlar. Siz o orada görev almadınız değil mi?
00:08:41
Kumkale’de. Kumkale’de aldım ben telsizciydim. Cephenin en önündeydim ben.
00:08:46
Kumkale de de görev aldınız.
00:08:47
Evet, sırt telsizi.
00:08:50
Sırt telsizi
00:08:51
He sırt telsizi.
00:08:52
Bir de telsiz o zaman iletişim görevinde de bulundunuz.
00:08:55
Telsiz denince büyük telsiz anlamına geliyor bazen geri hizmetli onlar.
00:08:58
Yani takım bölük benim emrimde ve yanlış bir hata yapsam görsem suçlu ben olacağım.
00:09:03
Siz iletişim.
00:09:07
Peki
00:09:08
Ama ağırdı, yedek bi bi de yedek pil alıyorduk, bozuk çıkıyordu bazı piller e geriylen konuşamıyorduk. Oraya atış isteyeceğiz, düşmanı görüyoruz ama pillerimiz zayıf irtibat kuramıyoruz.
00:09:23
Sonra gelenler oluyor, onlardan öğreniyoruz yani konuşuyoruz onlarlan şey diyor. Türkçe bilenler oluyor. Koreliler koreli askerler yani içinde Türkçe bilenler var. Güzel böyle.
00:09:38
Şanslıymışsınız o zaman.
00:09:39
Hiç yaralandınız mı? Hayatınızın tehlikeye girdiği anlar oldu mu?
00:09:46
İlk yaralandığımda koluma şarapnel geldi, bu kolum kopuyordu.
00:09:50
O kadar tehlikeli bir şekilde.
00:09:51
Ya görmedin sen.
00:09:56
Böyle
00:09:57
Şöyle hemen.
00:10:03
Nasıl yaralandınız birazcık anlatır mısınız?
00:10:06
Buraya parça geldi, top atışı parçası hemen beni telefonla.
00:10:12
Telsizlen yani ben telsizdeyim zaten ya hemen birlik geldi. Sıhhiye ekibi beni aldılar. Busan’a götürdüler. Ben 2 ay böyle kaldım orada hastanede. Kore’den geldikten sonra ben Yeşilçam’a girdim.
00:10:32
Peki şöyle bir şey sormak istiyorum aynı zamanda Galip Bey oradayken yaralandınız ya hiçbir madalya aldınız mı ya da?
00:10:41
Aldık işte bu en çok benim madalyam.
00:10:45
Şu an İzmir’de en çok.
00:10:46
Bak burada 600 tane, 600 tane üye var. En çok benim madalyam.
00:10:50
Bu bu Amerikalı petrol suyunu kullandım ismi yazıyor bak burada öyle mi?
00:10:58
Bu şahsıma geldi, bunları Kore hükümeti verdi.
00:11:04
Türkiye'ye geri döndükten sonra nasıl işlerle meşgul oldunuz?
00:11:12
Ben kepçe operatörüyüm.
00:11:14
Normalde.
00:11:15
He böyle sallama kepçeleri varya sulama kanalları sulama kanalları açıyordum. Babam
00:11:21
O zaman inşaatçılık da da görev yaptınız.
00:10:24
İnşaatlarda çalışmadım ben.
00:10:25
Daha çok tarım
00:10:27
Su, tarım üzerinde kal kanallar açıyorduk. Sulama kanalları yani çiftçi suluyordu. Tarlasını suluyordu.
00:11:36
Peki, az önce Yeşilçam’a da girdiniz diyorsunuz. Yeşilçam Türklerin arasında eski.
00:11:42
Ya işte bi matrak olsun diye girdik.
00:11:45
Sinemaya girdiniz yani.
00:11:46
Ha beğendiler beni çağırdılar.
00:11:49
Sizi yakışıklı bulmuşlar o zaman
00:11:51
Yakışıklıydım zaten söylesene başkanım.
00:11:55
Peki, şöyle bir şey söylemek istiyorum, kimlerle, hangi filmlerde ya da rol aldınız? Bize birazcık anlatabilir misiniz?
00:12:03
İlk filmim Ayhan Işık’lan. O zaman Kore Savaşı vardı.
00:12:08
Bi Ayhan Işık başroldeydi.
00:12:11
O zaman bir Kore savaşıyla ilgili bir filmde rol aldınız.
00:12:13
Evet ama biz burada Türkiye’de çeviren filmler. Reditörümüz Memduh Öğün, Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsın öldü o.
00:12:21
Peki filmin ismini hatır
00:12:24
Şimal Yıldızı
00:12:25
O zaman bir Kore gazisi olarak Kore savaşı ile ilgili bir filmde yer aldınız. Peki, bunu duyan insanlar size ne tepki veriyorlar ya da ne hissettiniz öyle bir.
00:12:36
Ya arkadaşlar Fethi Amca gir gir dediler. Sen yakışıklısın, anladın mı kazanırsın dediler. Resim yarışmasına girdim ben.
00:12:44
Gönderdim, gitmedim ben gene. Memnun Öğün geldi damlacıkta oturuyorum ben. Bir tane hastanenin üstü damlacık ha simdi. Ben İzmirliyim, anladın mı?
00:12:52
Bu İzmir bu taraf İzmir’de yaşıyorsanız adım.
00:12:56
Yahu sen ne yakışıklı adamsın dedi. Ne gelmiyorsun dedi. Aldı götürdü beni.
00:13:02
Peki o o zaman?
00:13:03
Evliydim de o zaman.
00:13:05
Eşiniz ne tepki verdi buna?
00:13:08
Eşim dedi bana gidersen ayrılırız dedi.
00:13:11
Peki, o filmler dışında başka devam ettiniz mi?
00:13:17
Yok, film bittikten sonra bir daha girmedim. Eşim istememişti zaten istemem ya artistliği bırakırsın ya beni dedi. Ben artistliği bıraktım, eşimi bırakır mıyım hiç.
00:13:22
İstemedi.
00:13:26
Kıskançlığı tuttu yani
00:13:34
Şu an sahip olduğunuz resimleri kimlerin çektiğini acaba hatırlayabiliyor musun?
00:13:39
Ya da kimin çektiğini biliyor musunuz?
00:13:42
Bunları ben arkadaşları, fotoğraf makinemi veriyorum onlar çekiyorlar beni.
00:13:56
Bu yani Büyük Berlin, Küçük Berlin, Vegas tepeleri.
00:14:14
Resimlerin arkasında biz bazı notlar gördük. O notlara ne zaman yazdığınızı bize bir açıklayabilir misiniz ya da hangi tarihte yazdıklarınızı hatırlıyor musun?
00:14:23
Hepsinin üstüne şeyinde yazıyor bu 1952 53’te
00:14:28
Yani Kore’deyken.
00:14:30
Evet, evet
00:14:32
Diğer resmi gösterebilir misiniz bize?
00:14:46
Oradaki çektirdiğiniz bütün resimlerin arkasına notlarınızı aldınız mı?
00:14:52
Hepsini aldım ben hepsini yazıyor tabi Kore, bunlar hep Kore’deyken.
00:14:54
Kore'deyken.
00:14:57
Çekilen resimler. Diğer resmi gösterebilir misiniz?
00:15:04
Hani göstermeye devam edin ki biz de daha güzel bir şekilde
00:15:06
A, tamam. Arkalarını da göstereyim mi?
00:15:12
Bunu bunu nerede çektirmiştiniz bu resmi?
00:15:13
Bunu Vegas Tepeleri şeyde 1952 53 Kore’de.
00:15:17
Tamam, diğer resme geçelim. Bize öyle tanıtmaya devam edin çektiğiniz resimleri lütfen.
00:15:22
Tamam.
00:15:25
Bu resim neredeydi?
00:15:27
Bu cephe gerisinde Kumkale. Bir ay istirahat ederken.
00:15:31
Kumkale.
00:15:31
Bir ay istirahat ediyoruz. 3 ay cepheye giriyoruz, bir ay istirahat ediyoruz. 3 ay cepheye giriyoruz. Bir ay istirahat edip 3 ay cepheye giriyoruz.
00:15:40
Peki diğer resmi gösterebilir misiniz?
00:15:45
Bu resmi nerde çektirmiştiniz?
00:15:46
Bu cephede bu.
00:15:48
Hangi cephede hatırlayabiliyor musunuz acaba?
00:15:50
Seoul Seoul. Seoul cephede. Benim elim yaralanmıştı. Bak yaralı orda.
00:15:51
Seoul.
00:15:56
Yaralanmıştınız. O zaman kol bandı takan kişi sizsiniz değil mi?
00:16:02
Ha evet, evet, kol bandı benim yaralanmıştım kolumdan.
00:16:06
Diğer resmi gösterebilir misiniz?
00:16:12
Bu cephe cephe gerisinde. Chincheon.
00:16:12
Peki?
00:16:14
Diğer resimleri de göstermeye devam eder misin?
00:16:17
Tamam.
00:16:19
Bu resmi nerede çektirmiştiniz ve siz?
00:16:21
Bu Koreli Koreli Güney Koreli jung kim jung ismi. Cephe gerisinde Gomabsımnida teşekkür ederiz demek. Koreli arkadaşım subay.
00:16:37
Teşekkür ediyoruz bize böyle resimlerinizi gösterdiğiniz için.
00:16:38
Evet, tamamı bitti.
00:16:45
Size o zaman son 2 tane soruyu sorup bitirmek istiyorum ki sizi de yormak istemiyoruz.
00:16:47
Ben de hiç yorulmam akşama kadar söylesen de içeride arkadaşlar var beklerler sırada.
00:16:52
İşte o yüzden hani devam edelim isterseniz Kore Savaşı bittikten sonra hiç Kore'ye gittiniz mi Kore'de bulundunuz mu?
00:16:54
Ha onlar şimdi ha
00:17:01
Çok çağırdılar, ben gitmedim, biliyorum ediyorum. Ne işim var gidiyorum. Yol uzak bir ay sürüyor yol.
00:17:08
Şu an uçak sayesinde sadece 11 saat sürüyor ama.
00:17:10
Bir ay ama az olunca uçaklan götürüyorlar. Ben hiç gitmedim Kore’ye.
00:17:16
Peki, mutlaka haberlerde ya da televizyonlarda şu an Kore’nin ne kadar gelişmiş olduğunu Samsung, LG, Kia, Hundai gibi markaları çıkarttığını duymuşsunuzdur o haberleri.
00:17:26
Zaten
00:17:29
Tabii onlar gelişti. Türkiye çok geride kaldı onların yanında.
00:17:33
Peki bu?
00:17:34
Çalışkan insanlar.
00:17:35
Türkiye'ye geri dönerken onların hiç bu kadar gelişeceğini tahmin etmiş miydiniz?
00:17:40
Ben Türkiye’ye gelirken gene gemiylen geldik 28.
00:17:44
Hayır, yani Kore’nin bu kadar hiç gelişeceğini tahmin ettiniz mi?
00:17:47
Yok hiç öyle ya. Hani hiç kimse her şey yaratıyorlar ya Türkiye çok geri kalmış onların yanında.
00:17:53
Peki, son bir soru sormak istiyorum. 2020 yılı Kore Savaşı’nın başlamasının 70. Yılı bize ya da gençlere Koreli gençlere Kore’nin yeni nesiline iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?
00:18:10
Valla ne söyleyeyim ki ya anladın mı?
00:18:13
Yüreğinizden geçen bir şey var mı onların?
00:18:17
Ya çok iyi insanlar ya onlar bizi gördüler mi inan böyle yere kadar eğiliyorlar böyle. Yani bizler diyor Türk askeri sayesinde diyor, kurtulduk diyor. 16 devlet maskeli vardı orda ama.
00:18:32
Hep kaçıyorlardı cepheden biz kaçmıyorduk Yani cephemizi vermiyorduk diğer devletin şeyleri cepheye aldı mı kaçırıyorlardı ellerinden düşman işgal ediyordu cepheyi.
00:18:47
Biz biz 3 cephe değiştirdik ama düşman Türkler dedi mi korkuyordu.
00:18:52
O zaman belirli bir mesajınız yok. Sadece onların iyi olmasını diliyorsunuz.
00:18:57
Öyle iyi insanlar ya çok iyi insanlar.
00:19:00
Bana böyle bir röportaj yapma hakkı verdiğiniz için ben teşekkür ediyor, burada röportajımızı bitiriyoruz.
00:19:06
Ben teşekkür ederim dışarıda arkadaşlar da vardır.
Kaynak dosya: 18.Galip Fethi Okay .docx