Kutup Yıldızının Peşinde
TR EN
Sözlü tarih arşivine dön

Turkish · Turkish

Hilmi Ergün

Görüşme transkripti

Hilmi Ergün  https://www.youtube.com/watch?v=osDaR8T39JU    Ses dosyası  19.Hilmi Ergun.mp3  Döküm  00:00:51  İlk öncelikle bize böyle bir röportaj şansını verdiğiniz için teşekkür ediyor, ilk önce isminizi öğrenebilir miyim?  00:00:54  Hilmi Ergün. 00:01:01  İsminizi öğrenebilir miyim? 00:01:02 Hilmi Ergün. 00:01:04 Hilmi Bey, hoş geldiniz ilk öncelikle doğum tarihinizi öğrenebilir miyiz?  00:01:09  Hoş gördük.  00:01:12  Doğum tarihiniz hangi yıl doğumlusunuz?  00:01:14  1930.  00:01:17  30 yılı doğumlusunuz. Hangi okul mezunusunuz? Hani lise midir ortaokul mudur?  00:01:26 Lise muadili sağlık okulu mezunu.  00:01:27  Sağlık okulu mezunusunuz. Peki, o zaman lise aynı zamanda çıkışlısınız. Mesleki lise değil mi?  00:01:35  Ev evet, mesleki lise oluyor ama teknisyen cerrahi teknisyenim. 00:01:43  Hilmi Bey bunları duyduğumuz için teşekkür ediyor, 1 2 daha sorum olacak size anneniz babanız ne işle meşguldü o dönemler?  00:01:54  Yani anneniz ev hanımı mıydı? 00:01:56  Ev hanımı annem ev hanımıydı.  00:02:01  Babanız hangi meslekte meşguldü?  00:02:03  Babam çiftçiydi babam da.  00:02:06  Peki kaç kardeşsiniz Hilmi Bey? 00:02:09  4 kardeş.  00:02:10 Kaçı kız kaçı erkek? 00:02:12  Dördü de erkek. 00:02:14 Hangi yıl askere alındınız?  00:02:18  1949 senesinde.  00:02:23  Askere alın. 00:02:24  Teknisyen okuluna girdim.  00:02:27  Askeri okula girdim askeri okula.  00:02:30  Askeri okula girdiniz yani peki rütbeniz var mıydı? 00:02:32  Evet.  00:02:35 Astsubay olarak 00:02:36 Astsubaydınız. 00:02:39  Peki devam edelim o zaman savaşta da sıhhiyeci görevini üstlenmişsinizdir.  00:02:45  Evet, sıhhiyeci ve cerrahi teknisyen.  00:02:49  Cerrahi teknisyen aynı zamanda.  00:02:54  Devam edelim. Kore'ye hangi tarihte hangi yıl gittiniz ya da kaçıncı kafileyle gittiniz?  00:03:00  Üçüncü kafileyle gittim. 00:03:02  Gittiniz.  00:02:03 1952’de.  00:03:05  O zaman hangi yıl geri döndünüz ya da hangi tarihte?  00:03:09  53’te döndüm, 13 ay sonra.  00:03:11  Peki, şöyle bir şey sormak istiyorum, siz bu Kore’ye Kore Savaşına katılmadan önce Kore hakkında hiçbir bilginiz var mıydı?  00:03:21  Yoktu haritalardan biliyorduk bir Kore olduğunu yani oku okul okul şeyinde kitaplarından.  00:03:25  Sadece ülkenin varlığından isminden.  00:03:33  Coğrafya kitaplarından bir Kore şeyinin olduğunu, devleti olduğunu biliyorduk.  00:03:38  Sadece onun biliyordunuz ve başka bir bilginiz yok. 00:03:40  Evet, evet, başka bir bilgimiz yok.  00:03:43 Peki, haberlerde falan duyuyor muydunuz?  00:03:47  Yani Kore’de savaş başladı ya da bilmem ne. Çünkü siz 1952 yılında gittiğiniz için çoktan savaş başlamış bir yerde olması gerek.  00:03:54  Evet, ben mezun olduğum zaman sene 51’de mezun oldum askeri okuldan. Gönüllü gitmek istedim. Sonra vazgeçtim 6 ay sonra.  00:04:08  Size vurdu kurayla.  00:04:08  Bu defa tam şey tayin çıktı, tayinen gittim.  00:04:14  Tayinle gittiniz. 00:04:17  Yani ordu beni gönderdi. Türk ordusu.  00:04:20  O zaman aynı zamanda askeri çalışanlardan biriydiniz, değil mi?  00:04:26  Tabi rütbeli olarak.  00:04:28  Askeri çalışandınız.  00:04:31  Peki devam edelim. Hilmi Bey Kore'deyken hangi tabur alay ya da bölükte olduğunuzu hatırlıyor musunuz?  00:04:38  Tabii üçüncü piyade taburu.  00:04:42  Evet.  00:04:44  Sıhhiye takımı. 00:04:46 Sıhhiye takımındaydınız. 00:04:47  Cerrahi teknisyen olarak.  00:04:51  Astsubay cerrahi teknisyen olarak görevliydim.  00:04:55  Peki, Kore’ye vardığınız zaman hangi kentine vardınız ya da?  00:04:59  Biliyorum Busan’a indik.  00:05:01  Evet.  00:05:02  Amerikan gemisiyle general nelson walker gemisiyle.  00:05:06  Busan’a vardınız. 00:05:07 Busan’a vardık. 00:05:08 Peki, Kore nasıl gözüküyordu o dönem? Korelilerle hiç karşılaşma fırsatınız oldu mu?  00:05:13  Orada bizi şeyler karşıladı, askeriyeler karşıladı, Kore şeyi karşıladı.  00:05:20  Görevlileri vardı. Gemiden indik ondan sonra trene binerek şeye, doğu cephesine.  00:05:28  Doğu cephesindeydiniz. 00:05:33  Peki devam edeyim ben sorularımı sordum sormaya. Kore o dönem en yıkık en berbat hallerinden birisiydi. Ben diğerleriyle diğer gazilerle röportaj yaparken binaların üzerinde kurşun delikleri olduğunu duydum. Siz hiç öyle bir şeyler gördünüz mü?  00:05:54  Ya da genel olarak köy evlerini mi gördünüz?  00:05:59  Köy evlerini gördük, geriye çekildiğimiz zaman.  00:06:03  Cepheden.  00:06:08  Evet, devam. 00:06:08  Cepheye yakın olan terk edilmiş köy evlerini gördük. Ondan sonra orada meyve bahçeleri vardı. Oralarda ordugâh kurarak dinlendik. Sonra muayyen bir zaman sonra tekrar cepheye.  00:06:27  Peki, hangi cephelerde olduğunuzu biliyor musunuz?  00:06:30  Doğuda Kumkale.  00:06:31  Kumkale’deydiniz peki başka?  00:06:34  Onlar ilk cephemiz orasıydı. 3 ay kaldık o cephede sonra geriye çekildik. Han Nehri’nin kenarında ordugâh kura kurula 00:06:37 Evet. 00:06:43  O zaman Seoul.  00:06:45  O zaman Seoul’e yakın bir yerdeydiniz değil mi?  00:06:49  Yok, doğuda öyle değil, sonra ikinci cephede Seoul’e yakın 00:06:54  İkinci cephedeyken.  00:06:56 Vegas Vegas cephesindeydik. Panmunjom yakın Panmunjon’a yakın.  00:07:01  Evet devam edin siz.  00:07:03  Marenlerden Amerikan deniz piyadelerinden teslim alınan cephedeydik.  00:07:10  O zaman şeydeydiniz aynı zamanda Vegas direk Vegas'ta mı bulundunuz yoksa Vegas'ın yanında Berlin büyük Berlin küçük Berlin.  00:07:19  Doğu Doğu Berlin, Batı Berlin’deydik.  00:07:23  Yani direkt Vegas'ın içerisinde değildiniz değil mi? Ben yanlış anlamadıysam.  00:07:27  Değil Vegas sol sol tarafımızdaydı.  00:07:31  O zaman Berlin'deydiniz yani, değil mi?  00:07:34  Bir Berlin evet. Berlin bizim üçüncü taburun şeyindeydi orada savaşıyordu şeyimiz. 00:07:46  Birliklerimiz oradan bize yaralılar geliyordu. Ben tabur kararı şeyinde tabur karargâhına bitişik sıhhiye takımının ilk yardım istasyonunda görevliydim.  00:08:02  Ondan sonra bize şeyleri bildiriyorlardı. Yaralıları cepheden, bölükten ona göre jeeplen  00:08:10  Sıhhiye onbaşılarımızın yardımıyla şoförler yardımıyla bize geliyordu. Orada ilk yardımını yaptıktan sonra cerrahi teknisyeni olarak ben şey yapıyordum, müdahale ediyorduk. Ondan sonra bizim doktorumuz üsteğmen İlhan Kavranoğlu ve yüzbaşımız vardı takım komutanı.  00:08:31  Onların nezaretinde yaralar sarıyorduk, ilk müdahalelerini ilk yardımlarını yapıyorduk. Deri şeyine göre durumuna göre bunları.  00:08:42  Eğer ağır yaralı ise tümenden helikopter istiyorduk ondan sonra.  00:08:50  Heli, ağır ağır yaralılarımızı Amerikalılar gelip helikopterle alıyorlardı ve götürüyorlardı meç hastanelerine doğrudan doğruya hafif yaralılarımızı da bizim oradaki hastanemize gönderiyorduk. Orada cerrah da vardı zaten o şekilde hizmet ediyorduk efendim.  00:09:10  O zaman size gelen.  00:09:11  Hastalar ya da size gelen yaralılar Vegas cephesinden direkt geliyorlardı, değil mi?  00:09:17  Yok, Doğu beti Berlin'den Batı Berlin’den.  00:09:21  Ve ve.  00:09:21  Peki hiç Vegas’tan da gelen şeyler var mıydı yaralı askerler hiç hatır.  00:09:26  Yok onların hattı ayrıydı. Doğrudan doğruya şeye geliyorlardı onlar. İkinci taburun bizim gibi bir istasyonu vardı orada.  00:09:39  Onlara gidiyorlardı yani?  00:09:40  Orada orada şey yapıyorlardı yaralıları sarıp dedi siz.  00:09:43  O zaman size gelen şeyler direk üçüncü tabura gelenler direkt Berlin’den geliyorlardı, değil mi?  00:09:50  Evet, evet Berlin.  00:09:54  Peki, sizin oradayken hiç hayatınız tehlikeye girdi mi bu arada?  00:09:59  Girdi tabii girmez olur mu? Girdim. O şeyde onların gözcüleri, bizim yerimizi tespit etti. Tepe arkasında olmamıza rağmen şey yaptılar. Bir gündüz tabur karargâhına 76 milimlik toplarla 200 tane mermi attılar bize.  00:10:21  2 saat boyunca ondan sonra etrafımıza böyle çam ağaçlarını biçti. 00:10:27  Ondan sonra bizim.  00:10:29  Bir hasta olarak üsteğmenimiz gelmişti. Piyade üsteğmeni takım komutanı o da bizim sığınaktaydı. O zaman ka kapımız bizim şeydi, tahta kapı idi. Önümüze düşen şeylerle toplardan parçalar şarapnel parçaları geldi üsteğmen önümdeydi.  00:10:51  Ondan sonra mera şey yaptı. Acaba bu mermilerin nereye düşüyor diye kapının önüne gelmişti oradan.  00:11:00  Dışarıya tabur komutanının şeyine bankerine bakarken bir mermiye önümüze büyük bir mermi düşüyor yine ondan sonra bir parça geliyor üsteğmenin kolunu şey yapıyor, kopartıyor şeyini kemiğini kırıyor.  00:11:17  Ondan sonra o.  00:11:19  Siz o sayede hayatta kalıyorsunuz?  00:11:20  Ben ben arkasındayım, onu götürüyorum. Benim şeyimin karyolamın üzerine tutuyorum. Kapıdan böyle yine parçalar giriyor. Ondan sonra şeyi almaya kalkıyorum gideyim o şey sağlam koluyla beni tutuyor, sen de yaralanmışsın gitme diyor bana tutuyor beni engelledi beni. 00:11:35  Sizi engelledi yani bir bakım.  00:11:38  O da beni düşündü kolu şey yapmış o Allah verdi, kemiği kırılmış ama altında damarla şey sağlam kalmış siniri.  00:11:50  Ondan sonra.  00:11:51  O sayede o da alanı.  00:11:52  Ondan sonra, ondan sonra şey yaptı. Şey bittikten sonra gittim onu kolunu malzemeyi aldım ben şeyden. 00:11:59  Tedaviyi.  00:12:00 Tedaviyi sardım yarasını helikopter çağırdık, gönderdik meç Hastanesi’ne.  00:12:07  Peki, Kumkale ve Berlin'den sonra başka bir şeyde.  00:12:11  Bir de bisi bir şey daha oldu yine. Yine nöbetçiydim. 00:12:14  Şey Berlin’deyken değil mi?  00:12:16  Berlin’deyken evet, şöyle bir durum daha oldu yine.  00:12:17 Evet. 00:12:22  9. bölük komutanı dedi. Telefon etti bana. Nöbetçiydim ben. Biz 4 tane astsubay sabaha kadar uyumazdık. Nöbet tutardık. Benim nöbetimde telefon etti bana dedi.  00:12:40  Sıhhiye onbaşılarınız parçalandı.  00:12:43  Ondan sonra yaralılarımızı burada saramıyoruz. Yarı ağır yaralılarımız da var dedi.  00:12:51  Gelir misin dedi bana.  00:12:54  Ben şeyimi sıhhiye sıhhiye onbaşımı çağırsı çağırdım 00:13:02  Siz kendi altınızda çalışanları çağırdınız.  00:13:04  Çalışan çağırdım, şoförü çağırdım, ondan sonra bindim, atladım şeye şeye, oraya 00:13:13  Direkt Berlin’e geçtiniz, değil mi?  00:13:14  Ziyaret tok.  00:13:22  Şimdi şey 00:13:26  9. bölük komutanlığı yeri diye gittim baktım.  00:13:34  Şoförle indim.  00:13:36  Fakat oraya giderken sağa sola şeyler düşüyordu mermiler düşüyordu. 00:13:40  Peki, bu yaşadığınız durum Berlin’de yaşadığınız bir durumdu değil mi? Berlin cephesinde iken?  00:13:46  Yok daha şey.  00:13:48  Berlin cephesi daha ilerideydi daha Berlin cephesi daha ilerideydi  00:13:55  Ben orada 00:14:00  Ya.  00:14:02  Baktım 00:14:04  Çalışanın.  00:14:07  Çalışan müthiş 00:14:13  Yani o dönem gördüğünüz şeyi çok fazla yaralı olduğu hatta sizin o cephede iken sıhhiyeci vefat etti herhalde. Ondan sizi çağırdılar.  00:14:24  Baktım ortam. 00:14:33 O zaman Kumkale Berlin ondan sonra üçüncü kez nerede hangi cephede görev aldınız?  00:14:41  Elco mu Kasım mı?  00:14:46  Karsın ya da karsan diye de geçiyor aynı zamanda.  00:14:51  O bölgelerde en çok Kumkale ile Berlin’de görev aldınız.  00:14:56  Burada burada görev aldık biz.  00:15:00  Peki Hilmi Bey savaş bittikten sonra hiç Kore’ye gittiniz mi? Kore'de hiç bulundunuz mu?  00:15:06  Keşke bu dur.  00:15:09  Hiç bulundunuz mu hiç gittiniz mi?  00:15:15 Şimdi o.

Kaynak dosya: 19.Hilmi Ergn.docx