
1932 · Turkish · Turkish
İbrahim Gülek
Görüşme transkripti
21. İbrahim Gülek
Video Bağlantısı: https://www.youtube.com/watch?v=_dHiaUxOR1w
Döküm
00:00:51
İlk önce bizimle röportaj yaptığınız için teşekkür ediyoruz.
00:00:54
Evet, sağ olun.
00:00:55
İsminizi öğrenebilir miyim?
00:00:57
Ne?
00:00:57
İsminizi öğrenebilir miyim?
00:00:58
He İbrahim Gülek.
00:01:00
İbrahim Bey hoş geldiniz acaba doğum yılınızı doğum tarihinizi öğrenebilir miyiz?
00:01:06
Evet, 1932 1 Nisan doğumum. 1932 1 Nisan.
00:01:17
Peki İbrahim Bey aileniz hangi işle meşguller ya anneniz babanız ne işle meşgullerdi?
00:01:25
Annemiz babamız eskiden çiftçilikle Trakya.
00:01:29
Hepside.
00:01:30
Edirne Keşan.
00:01:31
Peki kaç kardeşsiniz?
00:01:34
Biz 53’te Kore’deydik.
00:01:36
Hayır kaç kardeşsiniz?
00:01:38
Ha kaç saat gemiyle?
00:01:40
Kaç kardeşsiniz?
00:01:43
7 kardeşiz.
00:01:44
Kaçı kız kaçı oğlan?
00:01:45
6 6 oğlan 1 kız.
00:01:48
Oh hangi tarihte askeri alındınız?
00:01:53
1952’de.
00:01:55
1952’de. Peki, er miydiniz ya da rütbeniz var mıydı?
00:02:00
Yok, rütbemiz yoktu.
00:02:02
Er miydiniz o zaman?
00:02:03
Erdik.
00:02:05
Peki, Kore’ye hangi yıl gittiniz?
00:02:11
Valla 53’te orada olduğumuza göre 53’ün kaçıncı ayında gittiğimizi demin arkadaşlar söylediyse bilmiyorum
00:02:18
Hatırlamıyorsunuz.
00:02:19
Ha ama 53’te gittik.
00:02:20
Dördüncü, dördüncü şeyle gidenlerdensiniz herhalde.
00:02:25
Yani esas dördüncü kafileyiz.
00:02:28
Dördüncü kafilesiniz.
00:02:28
Dördüncü kafileyiz son kafile yani.
00:02:32
Peki, Kore’deyken hangi alay tabur bölük ya da takımdaydınız?
00:02:36
3. tabur.
00:02:38
Evet.
00:02:39
11. bölük.
00:02:40
Evet.
00:02:41
Belirli bir takımda mıydınız?
00:02:42
He tabii takımlarımız var. 11. bölük 1. takım hoş kişiydi. Onu soracağınız mı hoş görür.
00:02:53
Peki Kore’ye vardığınızda Kore nasıl gözüküyordu, insanlar Koreliler nasıllardı?
00:02:57
Ya insanlar nasıl biz gemiden indiğimiz zaman bizi yani misafir ağırladılar, dinlendik bir gün. Sonra trenlerle, trenle, trenle hatları bozuk yani çok ağır gidiyor.
00:03:15
Şimdi trenle giderken.
00:03:18
Kore çocukları diyelim.
00:03:23
Yetimler, öksüzler.
00:03:23
Biz ha ha yoksuzlar ve affedersin anadan doğma çocuklar biz kırağı sabahle erken gidiyoz. Asker elbiseyle üşüyor. Ula nasıl bir millet dedik biz, yani bunlar nasıl üşümüyor?
00:03:39
Yani senin anlayacağın türkiş kıyafetleri yok çıplak yani çocuklar hiç üstünde elbise adına bir şey yok. Biz bunları görünce yüreklerimiz parçalandı ya Türkiye’yi ne diyorlar biliyor musun? Çap çap yani ekmek arıyorlar. Her neyse Türküz çap çap Vegas.
00:03:40
Kıyafetleri yoktu.
00:04:00
Biz bize belirleyen kumanyayı biz o böyle dilim dilim kesik kumanya verdiler yolda. Biz atıyoz. Onlara attığın zaman 10 tane, 15 tane çocuk o parçaya atılıyor. Tren gidiyor ya her neyse ve ağzına koysak öbürü yakalıyor, öbürü yakalıyor yani.
00:04:20
Ağaçlar yani bunu görünce yani öyle candan harp ediyorduk valla. Bunları kurtarmak için.
00:04:26
Peki Kore’deyken evler nasıl gözüküyorlardı mesela yanık evler.
00:04:30
Ev ev yok dağda şehri boşaltmışlar Seoul’u.
00:04:36
12 kat bina vardı yani ben Seoul’u 200 defa bazı başarılardan gittim. Her neyse ve 12 kat bina top buradan vurmuş karşıya delmiş ama bina ayakta şehri boşaltmışlar hep yani dağda ormanda sazdan samandan ottan şey yapmışlar. Ev yapmışlar yani senin anlayacağın.
00:04:58
Yani orada barınıyor.
00:04:59
Genellikle hepsi köy eviydi.
00:05:00
E yani onları orada görünce
00:05:04
Yani yüreklerimiz parçalanıyor o vaziyette.
00:05:06
Peki Kore’deyken hangi cephedeydiniz İbrahim Bey?
00:05:10
E Kumkale.
00:05:11
Kumkale’deydiniz. Peki, başka bir cepheye aktarıldınız mı?
00:05:15
Sonra
00:05:17
Kumkale Vegas Tepe falan. Evet.
00:05:22
Peki siz vardınız ama ben genellikle dördüncü kafileyle gidenlerin hakkında savaş çoktan işte ateşkesin kesildiği ya da.
00:05:31
Ateş kesildi diye dendi ama ondan sonra bi patladı.
00:05:37
Bir yaklaşık 2 ay kadar daha devam etmiş.
00:05:37
Yani he tabii bir ara kesildi ha biz sevindik galiba harp kesildi. Ondan sonra tekrar o barış olmadı. Tekrar bir patlama oldu.
00:05:48
Yani biz sanki gece ben biz mevzide olmayan mevzilendik ellerimiz şişti.
00:05:54
Kırka kırk kalaslar yani böyle kalas kırka kırk her neyse bir de üstünden.
00:06:01
Düven taşı diyorlar, taş koymuşlar, çimento torbası yani top mop düşerse o taşlar dağıtır onu.
00:06:10
Mazgal vardı böyle 10 mazgaldan sabaha kadar biz ateş ediyorduk. 250 mermi takıyordum yani o hoş kişiye onun carcörü var yirmilik. 20 mermi alıyor carcör ama biz şerit takıyoruz, şeridi takıyoruz o şerit hatta.
00:06:31
Telefon var mevzilerimizde üsteğmen Mehmet Gürbilek Tireli her neyse boyna ateş istediğin numaraya değil 7 tane hedefim vardı o 7 hedefe.
00:06:42
Komutan emir verdiği ye o hedefe ateş ediyoruz komutanım biz ne diyoruz biliyor musun? Nedir bu? Biz bir şey görmüyoruz karanlık. Onun yüksek noktada projektör tutuyor, onlara komutanların anlatması.
00:06:57
Esrar mı içiriyorlar, içki içiriyorlar resmen, onlar da harpten yani beslenecek durumu yok. Hepsi ölecek açlıktan. Halkı biz 4 sene yani harp ediyon bir de ondan daha evvelde harp etmiş 4 5 tane harp.
00:07:13
Yani e 18 devlet ve sonra çarpışıyor. Kendi 17 bir de kendi Koreliler 18 devlet yani onun için yani resmen ölüme gönderiyor.
00:07:26
Ve biz onu komutanım biz bir şey görmüyoruz dedik. Ateş ateş diyordu, namlu değiştiriyordu bana 250 mermi alıyordu bu takım sandığı yani.
00:07:36
Yani o dönem aynı zamanda sizin karşınızdaki düşman askeri de çok fazla içki tükettiğini.
00:07:42
Hah ha içki içti ondan sonra da
00:07:45
Aç kalmamak için içki tüketiyorlar diyorsunuz?
00:07:46
Hah ha yo aç kalmamak değil, yani onları kurşuna gönderiyor. Subayların demesi bu.
00:07:54
Ha yani ölümden korkmasınlar diye.
00:07:55
Azalsın.
00:07:57
Yo yo ya ölümden korkmasın diye.
00:08:00
Ondan sonra bak bu öyle olunca.
00:08:05
Komutanım, biz bir şey görmüyoruz, karavan ediyor, Gülek gel dedi. Yarın yeraltında gidiyorum gel yarın saat onda.
00:08:15
Sana nereye ateş ettiğini gör.
00:08:17
Bir ırmak var, 2 tepe böyle karşılıklı.
00:08:19
Hangi bölge olduğunu biliyor musunuz? Peki hangi cephe olduğunu biliyor musunuz?
00:08:23
Vegas Tepe Vegas.
00:08:24
Vegas’ın o taraf evet devam edin.
00:08:2 6
He Vegas Tepe ve öyle olunca gel dedi Gülek. Sabahle şezlong var. Ereğli'de sezlonglar var sezlongta uyuyor, ben yanaştım geldim omzuna vurdum böyle tükürükledi ellerini gözlerini ovalıyor.
00:08:44
Gülek geldin mi? O dürbünü bir gösterdi. 4 metrelik buldozer kepçe.
00:08:51
Böyle ben zannettim çaput. Sanki taş atsam o kadar o dürbün yaklaşırdi bir taş atsam böyle sanki yani oraya yetişecek o kadar yaklaştırdı dürbün her neyse ama o projektör tutuyor o görüyor tabii biz görmüyoruz ve.
00:09:10
Ve bunlar senin ateş ettiğin böyle kol ayak görünüyor her neyse.
00:09:12
Vefat eden insanlar gözüküyor cesetler.
00:09:17
Yani o yani gece ateş ettiğimiz gündüz bir tek silah patlamıyor.
00:09:23
Gündüz uyuyoruz.
00:09:26
Akşam karanlık oldu mu uçaklar onlardan yani ve Birleşmiş Milletler'den Amerika’dan falan.
00:09:34
Birbirini son zamanda Amerikan ne yapıyor biliyor musun bizim
00:09:39
Yani onların uçakları iki motorlu ise Amerika’ya yaptığı 3 motorlu pantolon.
00:09:45
Ve onların uçakları avladı.
00:09:48
Yani havada avladı çıkıyor, bombardıman üstüne çünkü avladı bizim havaalanından getiriyor telsizlerle yani Amerika bunu yapmıştı bunu hatırlıyorum.
00:09:50
Şimdileri karşınıza çıkan
00:09:58
Peki, oradayken siz hangi görevlerde bulundunuz?
00:10:04
İşte ben piyadeydim o hoş.
00:10:05
Yani direkt şey olarak cephe hattında yer aldınız yani.
00:10:08
Ha yok, biz keskin nişancıydım ben.
00:10:12
Görevim yoktu, çavuşlar da nöbet yazacak diyelim çavuş nöbetleri ben yazıyordum.
00:10:20
Aynı zamanda öyle bir görev değişti. Yani yazı işleriyle de ilgilendiniz.
00:10:21
Ha.
00:10:24
Ya yazı işleri değil yani hani nöbetçi yazıyorlar ya sıra 10 kişiyiz cephede çavuşun okuma yazması yok. Ben yazıyorum davetleri hep 9 11 kendini yazıyordu.
00:10:25
Kayıtlarla.
00:10:39
Peki İbrahim Bey bu arada hangi okul mezunusunuz? Onu sormayı unuttum.
00:10:43
Biz dışarıdan diploma aldık. Okul mokul nerede.
00:10:46
Yani ilkokul mezunu musunuz?
00:10:48
Ev ilkokul ilkokul ilkokul.
00:10:50
Fakat diğer insanlardan diğer çavuşlardan.
00:10:55
Daha şeydim. Bütün Türkiye bölüğünde kaç kişi okuma yazma 200 kişi, 20 kişi okuma yazma var.
00:11:04
Bu dördüncü kafilede.
00:11:06
Ha dördüncü kafilede yani Türkiye’de yani okuma yazma yoktu.
00:11:11
Kaç kişinin vardı toplam?
00:11:12
20 kişi okuma yazma var. Onar kişi yüzbaşılar verdi bize onar kişi bunları okuma üzme yazmayı öğretin. Benim 8 kişi öğrendi yüzbaşı beni tebrik etti. E Araplar Türkçe bilmiyor. E Kürt Türkçe bilmiyor. Onlara imza atmayı öğrettik, onlar mektup yazamadı, Türkçe bilmiyorlar.
00:11:34
Peki, şöyle bir şey sormak istiyorum, siz oradayken ateşkes imzalandıktan sonra moral etkinlikleri olduğu söyleniyor. O moral etkinliklerine hiç katıldınız mı?
00:11:45
Katıldık bizi Amerikalılar.
00:11:47
Bana boş şov düştü. Hem madalya töreni verdiler. Bak yani Amerikan.
00:11:53
He başçavuş düştü bana, hatta orada piyes yaptılar biz.
00:12:00
O yani tiyatro oynandı aynı zamanda.
00:12:00
Türk tugayın bak Türk Tugay’ın içinde kızım Türk tugayın içinde bi de Amerikanlar.
00:12:08
10 kişi seçildik. O Türk tugayın içinde 10 kişinin içinde ben de varım. Hani halat çekiyorlar ve Amerikanlara ne yaptık biliyor musun? Bizim subaylar çok uyanık sağ olsunlar. Dedi onları aldatacaksınız onlar bizden daha iri biz Türkler o zenciler var falan Amerikanlar biliyorsun iridir.
00:12:29
Senin anlayacağın dedi. Ayağınız kaymasın böyle sol ayağınıza çukur açın. Yani bir çay var böyle biliyor musun o çukur açın.
00:12:42
20 santim kalınlığında çay akıyor biliyor musun? Kim kimi suya sokuyor o gemi halatları var ya gemi halatları her neyse o gemi halatlar, en kalını adam belini bağlıyor. 10 kişi bizden 10 kişi Amerikanlarda her neyse ve o 10 kişi Amerikanlardan biz aldattık onları hani gerdik ya.
00:12:49
Evet.
00:13:02
Siz dedi bırakın bi kere ama olduğu yerde onlar gerisi bir bocaladı bir çek çek Amerikanları soktuk suya.
00:13:11
Yani ben çok yerlerde birincilikte Seoul’e hiç gitmeyen asker var. Ben belki 5 defa gittim Seoul’e. Bazı başarılar, temizlikten, ondan sonra tebligatlardan bu bazi böyle şeylerden.
00:13:28
Yani başarılarda.
00:13:29
Görevlerden. Peki savaş bittikten sonra hiç Kore’ye gitme fırsatınız oldu mu ya da kaç ne zaman gittiniz?
00:13:35
Oldu.
00:13:37
Valla tarihini unuttum. O 10 sene oldu zannedersem 8 9 sene he evet daha tarihini tam hatırlamam.
00:13:41
2008 yılında gittiniz o zaman.
00:13:44
Peki, Kore’den geri dönerken Kore’nin hiç bu kadar gelişeceğini dünyanın ilk 20 ülkesi arasında yer alacağını ya da cumhuriyetin bu kadar.
00:13:54
En iyi yaşanabilecek ülke haline geleceğini hiç düşünmüş müydünüz? Savaş bittikten sonra sonuçta orada bulundunuz. 2008 yılında gittim dediniz. Siz Kore’den geri Türkiye’ye geri dönerken hiç ülkenin Kore’nin bu kadar gelişeceğini, bu kadar iyi hale geleceğini düşündünüz mü?
00:14:03
Evet.
00:14:12
Ha hiç ne aklımıza gelmez, aklımıza gelmezdi. Çok fakir bir ülke ne zaman gelişir diyorduk.
00:14:16
Peki 2008’de gördüğünüz mı?
00:14:20
Ama onlar bi Suriye’ye gittiğimizde ne diyor? Onların bakanları geliyor buraya bizi ziyaret ediyor. Soruyorlar bizi geçenlerde generaller geldi. 7 tane general aileleri onlar.
00:14:34
5 tane Kore gazisi vardık.
00:14:36
Peki, 2008’de gittiğinizde hiç Kore’nin bu kadar gelişeceğini tahmin edebiliyor muydunuz?
00:14:41
Nereden edeceksin ya bu ne zaman dönecek? Bunlar daha ormanda dağda yaşıyor evler Seoul toplardan perişan olmuş.
00:14:50
Peki, 2008’de gittiğinizde nasıldı?
00:14:53
Seoul’u gördüğünüzde nasıl hissettiniz?
00:14:55
Ee a ne kadar 75 kat binalar bir binada tercümanımız var. Bir binada 400 aile var. Yani binalar o o kadar geliştiğimiz şaşırdık yani görünü.
00:15:09
Peki, şöyle bir soru sorup röportajımızı bitirmek istiyorum, sizi de yormak istemiyorum. 2020 yılı Kore Savaşı’nın başlamasının 70. yılı olarak kabul ediliyor. Gençlere Kore’nin yeni jenerasyonuna Koreli gençlere iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?
00:15:20
Evet.
00:15:28
Korelilere mesajıymış ne yani bütün Kore’yi
00:15:33
Tebrik ediyorum. Bu kadar gelişmeden bir ülke harpten, yani bu dünyada yok.
00:15:40
Yani onlar.
00:15:42
Nasıl bi böyle geliştiler çabuk?
00:15:45
Koreli gençlere ayrı bir iletmek istediğiniz mesaj var mı?
00:15:49
Valla ney ne iletelim yani Allah onlara daha uzun yani biz ömürler versin yani.
00:15:58
Çok.
00:15:59
Sanki bunların iyi olması, yani bir Korelilerin kendi kardeşimiz gibi biliyoruz öyle.
00:16:06
Allah var onlar da bizi çok sayıyorlar. Yani onları kurtardığımız için çok mutluyuz.
00:16:13
Teşekkür ediyorum benimle böyle bir röportaj yapma hakkı verdiğiniz ve şansı tanıdığınız için teşekkür eder. Burada röportajımızı bitiriyorum.
00:16:18
Tamam.
Kaynak dosya: 21.brahim Glek.docx