Kutup Yıldızının Peşinde
TR EN
Sözlü tarih arşivine dön

Turkish · Turkish

İsmail Paşaoğlu

Görüşme transkripti

İsmail Pasoğlu  Bu video çevirisi çok sıkıntı ... Başka bir yöntem deneyeceğim :)  22.İsmail Pasoglu.mp3    Döküm  00:00:56  İsmail Paşaoğlu  00:00:58  What is your birthday? (İngilizce konuşuyor) 00:01:00  Doğum tarihim 24 Nisan 1930 00:01:08  When did you join the military? (İngilizce konuşuyor) 00:01:11  Askere ne zaman katıldın? Askerlik görevinine ne zaman katıldın? 00:01:14  1951’de. 00:01:18  Direk Kore'ye mi gittin? 00:01:21  Kore’ye 1952’de gittim. Ondan sonra Busan limanında indik, oradan trene bindik, oradan Seoul’e vardık. Seoul’de bize cephe verdiler o cepheye Kumkale cephesinden sonra yerleştik. 00:01:42  Orada ateşe hazır olduk.  00:01:46  Ondan sonra orada ormanlık bir yer orası gittiğimiz yer karşıdan havan topları gelmeye başladı. Cephemizin yanından dere geçiyordu orada bataryanın içine düşüyordu bize zarar vermedi.  00:02:09  Ormanın içine düştü o cepheden sonra tekrar mevzi değiştirdik  00:02:18  When he went to Seoul, what did he see in Seoul? How was Seoul? (İngilizce konuşuyor) 00:02:22  Yani o zaman gittiğimiz vakit Kore’nin her tarafı harap olmuştu ondan sonra ikinci cephe için yerimiz değişti. İkinci ayrı bir bataryaya yerleştik. 00:02:43  Oradan da 1953 28 Mayıs'ta karşı taraf hucuma geçti. Topların atışı serbestti. 00:02:57  26 saat devam etti saat 20.00’de taarruza başladılar. 00:03:14  Ertesi gün saat 20.00’de bizim bataryadan yangın çıktı. 00:03:25 What was his speciality? Was he rightful man? Or Artillery? What did he do? (İngilizce konuşuyor) 00:03:33 And tell me about how dangerous his mission was? (İngilizce konuşuyor) 00:03:39  Şimdi bizim her taburun üç bataryası vardı. Bizimki ikinci batarya ve birinci bataryaydı. Ben ikinci bataryadaydım. 00:03:55  İkinci bataryadan yani bizim bataryadan üsteğmen ileriye gider, piyadenin içine gider. Orada tabura haritada topun yanına Telefonla yaparak oradan sonra biz de arkadaşlarla bir elden mermileri hazırlıyor ondan sonra topun başında çavuş var. Çavuşun yanında da topa mermi veriliyor  00:04:40  Was there any dangerous moment that he might lose his life? (İngilizce konuşuyor) 00:04:47  E şimdi bu yangından sonra bizim er topun yanında ateşe hazır mermiler boyuna hazırlanıyordu o yani yangın çıktı topun birinden çıktı. Beşinci barut hakkıyla ateş ediyorduk altıyla yedinci top barut hakkı topların yanında birikti.böyle yığıldı altıyla yedi numaralı torbalar o zaman 00:05:20  Topun birinde yangın çıkınca da altı topa birden yayıldı biz darmadağın olduk. İki celsede cephanelikte getirmiştik.  00:05:32  Ondan sonra da bataryanın içinde oradan biz ciplere de sıçrarsa diye korktuk . biz dağıldık ondan biziz sabaha karşı tabur kayak yaradığını sabaha karşı bizi topladılar toplaya bildikleri kadar ondan sonra Amerikalılar 6 tane yeni top gönderdi. Fırınlanmış mermi gönderdi sabaha karşı ateşe hazır olduk.  00:06:05 Soldiers from Turkey, has been known as one of the bravest soldiers in the world (İngilizce konuşuyor) 00:06:16  How was it in the Korea? Were they really brave compared to other soldiers? (İngilizce konuşuyor) 00:06:18  Bizi çok iyi tanıyorlar mesela şimdi biz 1950’ de harp başladıktan sonra oradan Ilk Amerikanlar Kore'ye gidiyor.Oradan sonra Çin harbe girdikten sonra Çin harbe girdikten sonra sonradan Amerikalılar Kore'yi terk etmek istiyorlar.  00:06:52  Buradan nasıl ayrılırız diye planlarını yapıyorlar. Bizim Türkiye Kore'ye asker verdikten sonra ondan sonra bizim 1950’ de bizimkiler Kore’ye vardıktan sonra bize cephe veriyorlar. 00:07:11  O cepheyi verdikten sonra bakıyorlar ve biz bizim Türkler ilerlemeye başlıyor ilerlemeye başlayınca Kore'den ayrılmaktan vazgeçiyorlar. 00:07:28  Hani sizin sayenizde ondan sonra biz yaşarız diyorlar şimdi mesela. sizin sayenizde diyor hani bizimle Kore'ye asker Türkiye'den gitmemiş olsaydı onlar Kuzey Kore’nin altında kalacaklarmıştı.  00:07:48  Did you know any Korean people there? (İngilizce konuşuyor) 00:07:50  Koreliler o zaman perişan bir vaziyetteydi. Çok kötü görmüşler. 00:08:09 But did you know any Korean people or any Korean boy? (İngilizce konuşuyor) 00:08:12  Evet 00:08:15  Tell me about any story he wants to talk? (İngilizce konuşuyor) 00:08:18  evet  00:08:22  Şimdi Kore'ye giderken biz topçunun beş kilometre gerisindeyiz. Kore'ye giderken beş kilometre gerideyiz topçu olduğumuz için ama Kore piyadeleri üç yüz metre gerideler. 00:08:39  Piyadeler üç yüz metre mesafede harb ediyorlar Çinlilerle. Onlar bizden daha şeyli olmuş oluyor yani biz otelde bir yere çıkmıştık piyade olmuş vaziyette hani kore'de piyade olmuş şeyde benim bilgim daha çok olurdu psikoterapi eden hiçbir yeri görmediğimiz için. 00:09:08  Have you been back to Korea since then? After the war? (İngilizce konuşuyor)  00:09:16  Savaştan sonra hiç gitmiş miydin? 00:09:20  Savaştan sonra kore'de bulundun mu? 00:09:22  Kore'ye 2009‘da Eylül ayında 36 kişi gittik. 00:09:32  When he come back, when he went back to Korea in 2009? (İngilizce konuşuyor)  00:09:38  How did you feel when you saw Korea again? (İngilizce konuşıyor) 00:09:41  Savaştan sonra ne hissettin oraya gittiğin zaman? 00:09:45  Bizi bir hafta gezdirdiler yani Kore'yi sabahleyin altıda kahvaltıdan sonra çıkıyorduk akşam altıda dönüyorduk otobüse biniyorduk oradan sonra her tarafı gelip gittiğimiz yerlere harp yaptığımız yerleri yani hiçbirini tanıyamadık yani  00:10:06  Neler hissettin 2009 yılında gittiğin zaman sana ne hissettirdi savaştan sonra? 00:10:13  Yani gelişmiş gördün mü yoksa hâlâ aynı düzeyde mi ilerliyor? 00:10:20  Gördüğüm yerleri orada söyledim o kadar şey yaptık ki ne kadar Kore'nin büyüdüğünü ne kadar değiştiğini şey yaptık yani  00:10:31  So, he saw Seoul in 1952, and then he saw it again in 2009. What’s the difference? (İngilizce konuşuyor) 00:10:45  Kore’ye ilk ayak bastığımızda heyecanlıydık yani ilk bir heyecanlıydık. 00:10:51  Yeni gittiğinizde mi? 00:10:58  Yer değiştikçe alıştık yani bu aynı yerde kalmadık. Bu yönden değiştirdik yani cepheyi değiştirdik. Onun için sonra da hiçbir heyecan falan kalmadı, alıştık. Çok iyi buldum Kore’yi çok yetişmiş ondan sonra da harpten çıktığı halde. 00:11:18  Kore çok ilerlemiş orada şey olmuş. 00:11:25  Are you proud to be a Korean War Veteran? (İngilizce konuşuyor) 00:11:28  Kore gazisi olmaktan gurur duyuyor musun?  00:11:32  Beni Kore’ye götürsünler yine giderim. 00:11:39  Benim ikinci bir kere daha gittim 2010 senesinde 13 Haziran’ da bizim Reis-i Cumhur Abdullah Gül'le gittim. 00:11:57  Ben Reis-i Cumhur Abdullah Gül Kore dernekten altı tane Koreli istemiş ondan sonra diyorum birinde gene beni seçtiler Peki gene savaş olsa gene katılım gösterir misin Kore'ye gider misin? Senatoya?  00:12:16  Evet  00:12:17  Yani kore'de yine bir savaş olsa yine varır mısın yapmak ister misin tekrar?  00:12:21  Evet evet evet  00:12:25  Any other story that he wants to share with us? (İngilizce konuşuyor) 00:12:32  Yok   00:12:36  Thank you very much for this wonderful interview. (İngilizce konuşuyor) 00:12:50  We were able to accomplish one of the most unprecedented outcome from every devastation from every part of Korea. Now we have the 11th largest economy in the world, and most substantive democracy. We were able to achieve this goal because you fought for us. So on behalf of Korean Nation, I want to thank you. 00:13:09  Koreliler bizi çok seviyor çok tutuyor. 00:13:12  Ama biz de yani bir hani şahsıma ait bende Korelileri daha çok seviyorum.  00:13:29  Hatta kalbinden geçen yani turist olarak da gideyim diyorum mesela. 00:13:34  2020 is going to be the 70th anniversary. Do you have any special message to the Korean people? (İngilizce konuşuyor) 00:13:45  Anladım ben. 00:13:51  Thank you so much for this wonderful interview. Thank you. (İngilizce konuşuyor) 00:13:54  Çok teşekkür ediyor röportajı için  00:13:56  Ben teşekkür ederim.

Kaynak dosya: 22.smail Pasolu (Sude).docx