
1931 · Turkish · Turkish
Mehmet Aksoy
Görüşme transkripti
Aksoy, Mehmet
Transcribed by Erkan Dinç on 03/01/2025
00:12:45
00:00:49
Görüşmeci:
İlk önce.
00:00:50
Görüşmeci:
Bana röportaj yapma imkânı verdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. İsminiz ilk önce bir öğrenebilir miyim?
00:00:57
M. Aksoy: Mehmet Aksoy.
00:00:58
Görüşmeci:
Mehmet bey hoş geldiniz, doğum tarihinizi öğrenebilir miyiz Mehmet Bey?
00:01:02
M. Aksoy: doğum tarihim 1931.
00:01:04
Görüşmeci:
Hıhı.
00:01:07
Görüşmeci:
1 Temmuz 1931 değil mi? Hangi okul mezunusunuz?
00:01:11
M. Aksoy: Ben ilkokul 4.
00:01:14
M. Aksoy: İlkokuldan mezun olmadık, yani terk.
00:01:16
M. Aksoy: 10.
00:01:18
Görüşmeci:
Tamam, peki Mehmet bey şöyle bir şey sormak istiyorum size aileniz kaç kişi ve o dönem nasıl hani anneniz babanız kaç nasıl bir işle uğraştılar, kız kardeşiniz ya da erkek kardeşiniz var mıydı?
00:01:34
M. Aksoy: Rahmetli babam inşaatcıydı, annem ev hanımıydı, kız kardeşleri vardı. Evli onlar da okulla ev hanımı oldu onlarda.
00:01:43
Görüşmeci:
Kaç tane kız kardeşiniz vardı?
00:01:45
M. Aksoy: 2 tane kız kardeşim var, bir tane daha ablam vardı.
00:01:48
Görüşmeci:
O zaman 3 kişiyiz, kız kardeşiniz vardı. Babanız inşaatlarda ustalık yapıyordu.
00:01:49
Görüşmeci:
Evet.
00:01:54
M. Aksoy: Ustalık yapıyordu.
00:01:57
Görüşmeci:
Şimdi şöyle bir durum var, Mehmet Bey, ne zaman askere alındığınızı hatırlıyor musunuz, acaba hangi yılda valla?
00:02:05
M. Aksoy: 1952’de mi hangi ayındadır bilemeyeceğim için geçmiş günler burda poligondaydım. Rütbeniz var mıydı? Buyur? Rütbeniz var mıydı rütbem onbaşıydım.
00:02:08
Görüşmeci:
1952 yılında tamam.
00:02:17
Görüşmeci:
Onbaşıydınız
00:02:20
Görüşmeci:
Peki, özelliğiniz er miydiniz asker miydiniz ya da topçu muydunuz yazı işleriyle?
00:02:27
M. Aksoy: Muhabere piyade telli muhabere.
00:02:29
Görüşmeci:
O zaman er.
00:02:31
M. Aksoy: Onbaşı telli muhabere idim. (wire connection kendisi telli muharebe olarak belirtmiş askeri olaraksa anlayamadım neden öyle çevirdi)
00:02:33
Görüşmeci:
Peki şöyle bir soru sormak istiyorum.
00:02:36
Görüşmeci:
Mehmet bey Kore'ye hangi tarihte gittiğinizi hangi ayda gittiğinizi hatırlıyor musun? Ne zaman oraya vardığımızı?
00:02:44
M. Aksoy: Çöpten’in anlattığı şekilde barışa o biliyor. Çöpten kafası böyle şeyleri o bilinci, onlar hatırlayamıyorum. Yani gönüllü olarak şey yaptım. Ben burada poligondayken.
00:02:56
Görüşmeci:
Gönüllü olarak gittiniz. Öyle mi?
00:02:57
M. Aksoy: Evet, hatta bölük komutanım da tanıdıktı
00:02:58
00:02:59
M. Aksoy: ne yaptınız siz dedi? Dedim. Valla ben gönüllü olarak dedim, çıktım gideceğim dedim. Oraya şey yapma. Evet hatta 1. Caravandan(yine birinci evler diye söylemiş burada anlamlandıramadım) gelme bir yüzbaşımız vardı, acemiliğimizi o anlattı. kore'nin vaziyetini ben ondan ilham alarak dağıttılar, ikinci tavır karargahı bölüme düştüm.
00:03:05
Görüşmeci:
Ben Kore'ye gitmek istiyorum dediniz yani?
00:03:20
M. Aksoy: Oradaki bölük komutanı da hemşeri çıktı.
00:03:23
Görüşmeci:
Oh.
00:03:24
Görüşmeci:
Peki?
00:03:24
M. Aksoy: Ondan habersiz Kore'ye yazıldım. Almak istemediler. Hatta dedim silin oradan 2 kişiyi 2 arkadaş tuttuk. Biz sildik oradan 2 kişi bizi kaydettik. Evet 2 arkadaki arkadaş da vardı oradan beklerim.
00:03:27
Görüşmeci:
Ya oh.
00:03:32
Evet.
00:03:34
Görüşmeci:
Beni yaz dediniz.
00:03:37
Görüşmeci:
Peki şöyle bir durum var, Kore'de bir yıl kadar mı kaldınız? Bir yıl kaldınız. Peki, Kore’deyken hangi alay hangi tabur, hangi bölük ya da takımda olduğumuzu hatırlıyor musun?
00:03:41
M. Aksoy: Evet, bir ay bir yıl kadar kaldı.
00:03:48
M. Aksoy: Şimdi ikinci, ikinci tabur karargâh bölümündeydim 9 ay cephede.
00:03:54
Görüşmeci:
9 ay boyunca cephedeydiniz?
00:03:55
M. Aksoy: Evet 3 ayda evet.
00:03:58
M. Aksoy: Komutanın çağırttırdı beni şey yaptı senin dedi. Birleşmiş şey merasim bölüğüne göndereceğim dedi. Amerika öncesinde bizi dedim gönderme dedim dil bilen gitsin dedim emrime karşımı geliyorsunuz dedi. Hayır efendim dedim beni her taburdan birer kişi olmak şartıyla 4 Türk
00:04:16
M. Aksoy: Tugay da Genelkurmay başkanımız baktı şey yaptı. 4 bunlara elbise verildi, elbiseler giydirdiler. Bizi Seula gönderdiler. 25. tümen'in onur got bölümü var. Merasim bölüğü evet oraya gönderdi.
00:04:31
Görüşmeci:
O zaman Seul’deydiniz 3 ay boyunca da.
00:04:33
M. Aksoy: Evet, 3 ay boyunca Seul’deydik. Hatta ben Türkiye'ye gelmeyi unuttum.
00:04:39
M. Aksoy: Orada öyle yaşantımız vardı. Aniden meci orada yaka şey yap toparladılar, geldiler değişim var diye 2 tane tren gelmiş olmuş. Hatta binbaşının vardı.
00:04:48
M. Aksoy: D.
00:04:51
M. Aksoy: Aksoy, bırak dedi, eşyan varsa bırak dedi gidiyoruz dedi. Onlar tren bekliyoruz, bizi bekliyormuş. Tren eşyaları attım. Hatta bazı eşyalarım vardı gitti onları al annene.
00:05:01
Görüşmeci:
Peki şöyle sormak istiyorum, Mehmet Bey Kore'ye vardığınızda Kore nasıl gözüküyordu, halk nasıldı? Aklınıza gelenleri bize anlatır mısınız?
00:05:10
M. Aksoy: Halk çok düşkündü, açlık.
00:05:12
M. Aksoy: Vardır ha açlar.
00:05:14
M. Aksoy: Diyor yok şey yoktu. Yani her taraf yıkıldık. hArabe kurşun yemedik, bina yok. O ufak çocuklar karargâh böyle. Bizim etrafımızda çap çap çap çap insan, vicdan azabı bizde hepsi boldu.
00:05:29
Görüşmeci:
Yiyecek içecek.
00:05:29
M. Aksoy: yiyecek sıkıntımız yoktu yani.
00:05:31
M. Aksoy: yok, hepsi boldu çakmak taşından gerisini hesap et de hepsini kokulu sabunların ücretini hiç fırçanın macunu hepsini veriyorlar. Çukulata(öyle söylüyor diye düzeltmedim özellikle) var, bilmem ne sigaralar hepsi boldu, hepsi boldu.
00:05:46
Görüşmeci:
Peki o dönem sigara içiyor muydunuz?
00:05:50
M. Aksoy: İçiyordum Çaykara 15 16 sene oldu bırakalı o bıraktım ama şimdi ben merdivenleri zor çıkıyorum.
00:05:59
Görüşmeci:
Peki vardığımızda Kore'nin öyle gözükmesi sizde ne hissettirdi?
00:06:03
Zor, Allah dedim. Kimseye düşmanın şeyine bırakmasın. Öyle artık kısmına. Çünkü onlar birinci, ikinci kafilede o şekilde gelmiş. Tabii biz üçü kafilesi gördüğümüz için onları yıkıntıları bilmem neydi tuhafıma gitti. Tabii kolay değil.
00:06:19
Görüşmeci:
Hı?
00:06:19
Görüşmeci:
Peki şöyle bir soru sormak istiyorum, Kore’de.
00:06:23
Görüşmeci:
Hangi cephelerde savaştınız hatırlayabiliyor musunuz?
00:06:26
M. Aksoy: Ben cepheli bilmiyorum ben.
00:06:28
Görüşmeci:
Hı?
00:06:28
M. Aksoy: Kumkale kalesinde orada gördük şeyleri ben öncü olarak bölüklere kadar bölükten ileri geçmezdim ben.
00:06:35
M. Aksoy: Evet.
00:06:36
M. Aksoy: 4 bölüğümüz vardı ben.
00:06:39
M. Aksoy: Karargâhtan bölük arasındaki hatları kontrol ederdin benim vazifem buydu.
00:06:44
Görüşmeci:
Bir dakika, neyi kontrol ediyordunuz hat?
00:06:46
M. Aksoy: Yani hat kopuk mu değil mi yani top attıkları zaman hat kopardı. Koptuğu zaman telefon çıkmıyor, telsiz de şey yapılıyor, telsizde çoğumuzun. (kesinlikle anlayamadım röportaj yapan kişi sürekli girdiği için direkt ing yazıdan çevirdim)
00:06:56
Görüşmeci:
Telefon hatlarını kontrol ediyorsunuz değil mi?
00:06:58
M. Aksoy: Tabii evet telefon hatlarını.
00:07:01
M. Aksoy: Yani bir bakıma iletişimin kopmaması için çabaladığımız.
00:07:05
Görüşmeci:
Tabii tabii.
00:07:07
Görüşmeci:
O zaman hangi cephelerde savaştığını bilmemenize rağmen o.
00:07:10
M. Aksoy: Valla Mehmet Çöpten bilir hepsini ben aklımda tutamam onu Cheolwon cephesi. Ondan sonra Vegas tepeleri vardı.
00:07:19
Görüşmeci:
Oralarda da mı bulundunuz bulunduk?
00:07:21
M. Aksoy: tabi yani bulunduk. Ben gitmedim de biz tabii onu gerisinde karargâh Devamlı bölüklerin arkasında.
00:07:29
Görüşmeci:
Bulunuyor. Temel olarak karargâhta o zaman çalıştınız.
00:07:33
M. Aksoy: Tabii ben tek temeli karargâhtaydım zaten buradan giderken de karargâhtan gittim. Orada da aynı karargâha gittim, değişmedi yerim.
00:07:42
Görüşmeci:
O zaman iletişimin kopmaması gibi bir vazifede bulundunuz. Peki şöyle bir şey sormak istiyorum, Mehmet Bey bu görevinizi yerinize getirirken hayatınızın tehlikeye girdiği ya da.
00:07:45
M. Aksoy: Evet, vazifem oydu
00:07:48
Görüşmeci:
Evet.
00:07:58
Görüşmeci:
Çok büyük zorluk çektiğiniz bir dönem var mıydı?
00:08:01
M. Aksoy: Vallahi hiç olmadı. Her zaman giderken işe niyet ettim Allah rızası için.
00:08:03
Görüşmeci:
Hı hı.
00:08:07
M. Aksoy: Eğer korkmak, korku korku yoktu. Öyle şu olacak daha olsun. Ben hiç o aklıma bile gelmiyordu. Çünkü geride olduğum için.
00:08:14
Görüşmeci:
Geride olduğunuz için yani birazcık daha karargâhın yakınında bulunduğunuz için. Peki şöyle bir soru sormak istiyorum, savaş bittikten sonra Kore'ye hiç gitme şansınız ve oldu.
00:08:15
M. Aksoy: Tabii karargâh geride olduğum için
00:08:26
M. Aksoy: 2002’de Elçi Bey bize 15 kişi şey yaptı. Burdan İzmir'den ali Dağbağlı’yla ikimiz gittik.
00:08:34
Görüşmeci:
Yani direkt şey yaptınız. O zaman o dönem dünya kupası'na katılma imkanınız oldu değil mi?
00:08:41
Evet, evet, evet, LG sayesinde.
00:08:44
Görüşmeci:
Zengin bir adam yardımcı oldu. O zaman size.
00:08:45
M. Aksoy: Öyleydi zengin sayılılardan hatta hepimize 15 kişiydik. Hepimize birer radyo fabrikalarına gezdirdiler. Hepimize birer radyo hediye verdiler, saat verdiler.
00:08:54
Görüşmeci:
Peki bir şey sormak istiyorum. Mehmet bey, savaş bittikten sonra Kore'den ayrıldınız ve Türkiye'ye geri döndünüz.
00:09:02
Görüşmeci:
Savaş Kore Savaşının ama belki de o şehirlerin arasında gezerken en kötü halini gördüğünüz şehirleri.
00:09:10
M. Aksoy: Hiç görmedim, o şeyleri hiç görmedim.
00:09:12
Görüşmeci:
Ya vardığınızda en azından binaları nasıl olduğunu insanların.
00:09:16
M. Aksoy: Gel boş tabi o yıkık çelik gördük onları gördüm. Şimdi 2012’de.
00:09:19
Görüşmeci:
İnsanların nasıl olduğunu gördünüz?
00:09:23
M. Aksoy: 2002’de
00:09:24
M. Aksoy: 2002’de gittiğimizde ha hep gökdelen hep gökdelen al.
00:09:29
Görüşmeci:
Peki onları gördünüz mü? Neler hissettiniz?
00:09:31
M. Aksoy: Valla hayret ettik.
00:09:32
M. Aksoy: Ne biçim insanalar heriflerde çalışkanlık var. Çalışkan hepten çok çalışkan.
00:09:38
M. Aksoy: Herifler bir ikincisi hepsi de aynı ırktan olduğu için yani ordaki temizlik o bizde var mı? Bizde o hepsi bizde yeşil çimen yay çimen basıp geçiyor. Burada söyleniyor sun sana ne diyor? Herif çıkacak var çiçek orda imkânı yok herifler yeşile çok düşkün, çok düşkün.
00:09:44
M. Aksoy: Var.
00:09:50
00:09:56
Görüşmeci:
Peki şöyle bir şey sormak istiyorum, Mehmet bey, kore'nin en kötü halini görüp daha sonra.
00:10:02
Görüşmeci:
2.002 yılında gittiğiniz zaman Dünya Kupası'nda da orada bulundunuz. Peki, Kore savaştan çıkıp da Kore'nin bu kadar şu an en son hâline gelmesini hayal edebiliyor muydunuz? Türkiye'ye geri dönerken.
00:10:16
M. Aksoy: Nerden yok imkânı mı? Var ya o harcamanın o bu yıkıntılar mıkıntılar bu hale gelecek imkânı var mı?
00:10:24
M. Aksoy: Yok.
00:10:25
Görüşmeci:
Peki onları gördüğünüz zaman o kadar iyi halde yaşadıkların neler hissettiniz?
00:10:30
M. Aksoy: İnsan seviniyor ya onları kardeş gibi bir insan insan sevilmez olur mu? Sevinir, kim olursa olsun insan olduktan sonra şu olması lazım. Orada bize saygı ertay yere eğecek, orada da burada da görüyoruz. İstanbul'da geldiler de secdeye kapanıyorlar. Gazilerin şeyinde insanı bize ne kadar saygı şeylik yapıyorlar.
00:10:38
Görüşmeci:
Peki?
00:10:48
M. Aksoy: Önünde.
00:10:52
M. Aksoy: Biz onlara kötülük yapabiliriz ya her sene geldikten sonra bizi buradan yemeğe götürmem bilmem ne yapıyorlar?
00:11:00
M. Aksoy: Unutmuyorlar herifler yapılan iyiliği unutmuyorlar, unutmuyorlar. Bizler diyorlar ki sizlerin sayesinde yaşıyoruz. Bak orada var kendileri gönderdiler siz görmediniz. Reis i cumhur mektupları var.
00:11:11
Görüşmeci:
Onları biraz sonra sizin getirdiğiniz belgeler kayıt altına alınacak. Yani kopyalanıp ben gerekli yerlere iletilmesini sağlayacağım.
00:11:21
Görüşmeci:
Şimdi Mehmet bey şöyle de bir soru sormak istiyorum size Kore gazisi olduğunuz için neler hissediyorsunuz? Korelilerle karşılaştığınızda.
00:11:31
Görüşmeci:
Ya da herhangi bir etkinlik olduğunda?
00:11:33
M. Aksoy: onları gördüğümüz zaman gerçi dillerini bilmiyoruz ama tokalaşıp bildiğimiz kadar anlatıyor şey yapıyor. Tokalaşıyoz sarmaşıyoruz harmanlıyoruz. Okullarda, bucada da varmış. Üniversite galiba burada, izmir'de de varmış. Nerde konuyu üniversitede koreli talebeler varmış okuyan, o gördüğünüz an. Hani insan bayağı hoşuna gidiyor.
00:11:52
M. Aksoy: Keyfiniz yerinize geliyor.
00:11:54
M. Aksoy: Ha dil şey yaşandı, daha güzel konuşuyor şey yapıyor mu bilemiyoruz, iyi bilemiyoruz.
00:11:58
Görüşmeci:
Peki?
00:11:58
Görüşmeci:
Ki şöyle bir soru sormak istiyorum, 2020 yılı
00:12:01
Görüşmeci:
Kore savaşı'nın başlamasını 70. yılı kabul ediliyor. Koreli gençlere ya da gelecek nesillere iletmek istediğiniz bir mesajınız var.
00:12:11
M. Aksoy: Mı vatanlarına güzel sarılsınlar güzel çalışıyor, daha da fazla çalışmaya gayret etsinler. Bu tür şeylere, gençlere.
00:12:20
Görüşmeci:
Peki?
00:12:21
Görüşmeci:
Mehmet Bey, bugün bu kadar yorulduğunuzu bana bu röportaj şansını verdiğiniz için ben teşekkür ediyorum.
00:12:28
M. Aksoy: Ben yani teşekkür ederim sizlere ki bizleri yine hatırlayıp da bu hallerimizi sorduğunuz için bizler teşekkür ederim.
00:12:36
Görüşmeci:
Dilerim ki ömrünüz uzun ve sağlıklı bir şekilde geçirirsiniz. Şimdi röportajı burada bitiriyorum.
00:12:39
M. Aksoy: Şu Allah inşallah temennimiz o değil mi? temennimiz o.
00:12:44
M. Aksoy: Sağ ol, Allah razı olsun ne yapalım?
Kaynak dosya: 2.Mehmet Aksoy (Okan).docx