
1930 · Turkish · Turkish
Mehmet Bakış
Görüşme transkripti
Mehmet Bakış
Video Bağlantısı:
00:00:46
İlk öncelikle bizimle böyle bir röportaj yaptığımız için teşekkür ediyor, ilk öncelikle isminizi alabilir miyiz, öğrenebilir miyiz?
00:00:54
Mehmet Bakış.
00:00:56
Mehmet Bey hoş geldiniz. Mehmet Bey, bir de doğum tarihinizi öğrenebilir miyiz?
00:00:59
1930 doğumluyum.
00:01:01
Hangi ay hangi gün hatırlıyor musunuz?
00:01:03
11. ayın 11’i.
00:01:04
Tamam Mehmet Bey. Peki, okul olarak lise mezunu musunuz ya da ortaokula gidebildiniz mi?
00:01:10
İlkokul mezunuyum.
00:01:14
İlkokul mezunusunuz. Peki, Mehmet Bey aileniz ne işle meşguldü daha önceden?
00:01:18
Hastanede çalıştım, sosyal sigortalarda.
00:01:21
Siz değil, anneniz babanız hangi meslekteydi?
00:01:26
Çiftçilik yapıyorlardı.
00:01:33
Peki, kaç kardeşsiniz Mehmet Bey?
00:01:33
5 kardeş.
00:01:34
Kaçı kız kaçı erkek?
00:01:37
2’si kız 3’ü erkek.
00:01:41
Peki, ne zaman askere alındınız?
00:01:45
1951’de.
00:01:47
1951’de. O zaman hemen Kore Savaşı’na yollanmamışsınız. 1952 yılında gittiniz dediniz, Bir yıllık süreç boyunca Türkiye’deyken gazetelerde ya da radyoda Kore Savaşı hakkında ne duydunuz?
00:02:07
Duyuyorduk, harp oldu, o kadar insanlar ölüyor falan.
00:02:11
Mesela en çok aklımızda kalan haberleri bizimle paylaşır mısınız?
00:02:15
O zamanlar tabii.
00:02:18
Aklımızda bir şeyler kalmadı. Sen şu kadar asker gel, şu kadar asker öldü. Şu kadar şöyle oldu, harplerden bahsediyorlardı yani.
00:02:26
Mesela buna Türk halkının verdiği tepki nasıldı?
00:02:31
Heyecanlıydı, heyecanlılar tabii kolay değil yani.
00:02:36
Peki, şöyle sorayım, Kore’deyken er miydiniz, topçu muydunuz?
00:02:43
Erdim.
00:02:45
Erdiniz. Rütbeniz var mıydı peki?
00:02:47
Çiftçiydim ben.
00:02:51
Yani rütbeniz yoktu. Kore'ye hangi tarihte gittiniz? Ne zaman vardınız?
00:02:56
1952’de yola çıktık. 7. ayda buradan hareket ettik 8. ayda oraya vardık.
00:03:06
Peki, Mehmet Bey Kore’deyken hangi alay hangi tabur, hangi bölük ya da takımdaydınız hatırlayabiliyor musunuz?
00:03:14
192. piyade alayıydı.
00:03:24
Üçüncü tugay, ikinci tabur, altıncı bölük.
00:03:29
İkinci taburdaydınız. Altıncı bölükteydiniz. Peki, hangi takımda olduğumuzu hatırlıyor musunuz?
00:03:37
Ben bölük erkânındaydım.
00:03:41
Peki, bizzat savaşa da gittiniz değil mi? Katıldınız, tamam. Şöyle soru soralım, Kore’ye vardığınız zaman Kore nasıl gözüküyordu? Koreliler nasıl gözüküyorlardı?
00:03:52
Ortalık çok sakin bir durumdu.
00:03:55
Mesela ölü bir şehir gibi mi?
00:03:58
E tabii haliyle harp olan bir yerde.
00:04:02
Hayaletli bir şehir gibiydi.
00:04:03
Tabii tabii.
00:04:06
Peki, Kore’ye vardığınız zaman en çok aklınızda kalan görüntü neydi?
00:04:17
Valla hiçbir şey görünmüyordu biz. Yani biz düşünüyorduk, cepheye gideceğiz, ne zaman gideceğiz, bu şeyleri düşünüyorduk.
00:04:25
Peki şöyle devam edelim, Kore’deyken hangi cephede olduğunuzu biliyor musunuz?
00:04:31
Vegas, Chorwon, ondan sonra Elko (?), Vegas.
00:04:42
Bu üçünde yer aldınız değil mi?
00:04:43
4 yerde yer aldım.
00:04:45
4 yerde? Bir dakika, Vegas, Chorwon, Elko (?)…
00:04:49
Vegas.
00:04:51
Sonra tekrar Vegas’a gittiniz bir de. O zaman Vegas’ta 2 kez bulundunuz?
00:04:53
Evet 2 sefer bulunduk.
00:04:58
Şimdi devam edelim.
00:05:02
İlk gittiğiniz cephe hangisiydi?
00:05:08
Vegas’tı.
00:05:09
Peki, neler gördünüz ya da neler yaşadınız orada?
00:05:11
Gittiğimizde sakin bir… Geceleyin zaten vardık. Gece varınca kılavuzlar yerlerimizi gösterdiler. Oraya cepheye yerleştik devam ettik.
00:05:24
Peki, orada hiç bizzat savaşı tecrübe etme şansınız oldu mu?
00:05:31
Orada hiçbir şeyimiz olmadı.
00:05:33
O zaman Vegas'taki en şiddetli dönemlere daha sonradan mı?
00:05:37
Daha sonradan, en son.
00:05:39
En son. İkinci kez gittiğinizde Vegas'ta yaşadınız.
00:05:42
Evet.
00:05:42
Peki, Vegas'tan sonra hangi cepheye aktarıldınız?
00:05:47
Chorwon’a mı gittiniz, Elko’ya mı (söylenen konum anlaşılmıyor) gittiniz?
00:05:51
Şimdi ilk olarak Vegas’a gittik, sonra Chorwon’a, ondan sonra en son o cepheye gittik söylediğim. Orada büyük çarpışmalar oldu, büyük zayiatlar verdik.
00:06:02
O zaman ilk önce Vegas, ardından Chorwon, Elko, en son tekrar Vegas, değil mi?
00:06:09
Evet.
00:06:14
Peki, oralarda neler yaşadınız, mesela Chorwon’da neler gördünüz?
00:06:19
Oralarda pek fazla bir şey görmedik.
00:06:21
Çok fazla aksiyon ya da savaşa girişmediniz?
00:06:25
Girişmedik fakat en son giriştiğimizde 24 saat devam etti ateş.
00:06:31
24 saat boyunca kesintisiz devam etti diyorsunuz. Peki, neler gördünüz Vegas'ta?
00:06:38
Aramızda düşmanla öyle yerler vardı. 10 metre, 15 metre yakın mesafelerdeydik.
00:06:44
O kadar yakına geldiler?
00:06:46
Evet, o kadar yakınındaydık.
00:06:49
Peki, karşınızdaki askerin hangi ülkenin askeri olduğunu biliyor muydunuz peki düşman olması dışında?
00:07:01
Koreliler oldu işte, Kuzey Koreliler.
00:07:05
Peki devam edelim, orada başka neler gördünüz ya da hayatı nasıl hiç oradayken tehlikeye girdi mi? Yaralandınız mı mesela?
00:07:16
Ben yaralanmadım ama yanımdakiler çok şey oldu. Hatta bir yaralı geldi, yaralı artık bitkisiz hâldeydi yani onun hayatı kalmamıştı, ona mataranın kapağıyla bir su verdim, o da gitti.
00:07:30
Son suyunu içip, son yemeğini yiyip vefat etmiş.
00:07:37
Peki, Mehmet Bey orada gördüğünüz şeyler kolay şeyler değil, biz de bunun farkındayız. Zaten bizim şu anki hazırladığımız proje sizin anılarınızı gelecekteki küçük öğrencilere, ortaokul olsun, lise olsun, sizin anılarınızı aktarmak, eğitim yoluyla. Peki, bize Vegas Cephesi hakkında başka neler söyleyebilirsiniz?
00:08:01
Ondan sonra Amerikalılar geldi bizden teslim aldı, onlar da orayı müdafaa edemediler, terk ettiler orayı. Orası Kuzey Korelilere geçti.
00:08:13
Peki, Vegas Cephesinde yer aldığınız süre boyunca en çok aklınıza gelen ya da yaşadığınız olaylarda en çok dikkatinizi, çeken bize anlatmak istediğiniz bir şeyler var mı? Çünkü Vegas cephesi Türklerin en çok katıldığı cephelerden biri olarak kabul görüyor.
00:08:34
Bize anlatmak istediğiniz ya da yaşadığınız olaylardan…
00:08:38
Şimdi orada biz o hayatı çok beğendik mesela belki 40 tane şehit verdik, 3 tane üsteğmen, bir gedikli başçavuş, bir gedikli çavuş. Bunların cesetleri dahi bulunmadı.
00:08:52
O zaman üst rütbeliler de orada çok fazla vefat ettiler.
00:08:59
Ve cesetlerini de bulamadınız diyorsunuz?
00:09:01
Bulamadık maalesef.
00:09:03
Peki, orada hayatta kaldığınız süreç boyunca, yaşadığınız süreç boyunca başka dikkatinizi çeken ya da yaşadığımız bir olay var mıydı?
00:09:15
Şu oldu oradan çekilince.
00:09:18
Dediler ki cesetleri toplamaya gideceğiz.
00:09:24
Cesetleri toplamaya gideceğiz dediler, maalesef cesetleri toplamaya gitmeye fırsat bulamadık.
00:09:31
Neden?
00:09:34
Elimizdeki silahlar artık kullanılamaz hale gelmişti.
00:09:38
Ha o bölgeye geri gidemediniz.
00:09:41
O zaman cesetler o bölgede…
00:09:44
Kalan kaldı, alamadık maalesef.
00:09:49
Peki, o Vegas gibi bir çatışmanın içerisinde yer alırken başka… Mesela ben Ankara’dayken çok ilginç bir şey duydum. Fosfor bombalarının kullanıldığını duydum. Siz öyle şeylere tanıklık ettiniz mi acaba, mesela vücutları yanarak vefat edenleri?
00:10:07
Öyle bir şey fark etmedik.
00:10:10
Siz daha çok er olduğunuz için.
00:10:12
Evet.
00:10:14
Peki, savaşta yer aldıktan sonra hangi tarihlerde Türkiye’ye geri döndünüz?
00:10:22
Sekizinci ayda. Dokuzuncu ayda buraya vardık, Türkiye’ye.
00:10:29
Eylül’de Türkiye’deydiniz.
00:10:33
Peki, siz Kore’de bulunduğunuz sürece hiçbir zorluk yaşadınız mı, mesela ailenize mektup gönderebildiniz mi?
00:10:41
Yaşamadık. Gönderiyorduk, parayla 1 dolar bir mektup. 10 dolar para veriyorlardı zaten ayda mektup göndermek için.
00:10:54
Mektup göndermek için paranız.
00:10:56
Tabii çünkü başka ihtiyaçlarımız karşılaşıyordu yani.
00:11:01
Mesela oradayken hiç yemek konusunda sıkıntı çektiniz mi?
00:11:04
Çok, her şeyimiz boldu.
00:11:06
Peki, ben diğerlerinden çok fazla duyduğum bir bilgi var. Kore’deyken orada mesela küçük çocuklarla karşı karşıya gelme imkânınız oldu mu?
00:11:18
Geliyorduk, seviniyordu çocuklar.
00:11:20
Onlara mesela hiç bir şeyler verebilme şansınız oldu mu?
00:11:23
Pek fazla bize yanaştırmıyorlardı yanlarımıza.
00:11:26
Kadınlar geliyordu, ekmek istiyorlardı.
00:11:30
Saygıdan.
00:11:31
Tabii ya.
00:11:33
Ondan sonra.
00:11:35
Erkekler geliyordu, sigara istiyorlardı.
00:11:39
Sigara kullanıyor muydunuz o dönem?
00:11:41
Ben kullanmıyorum ama her gün bir paket sigara veriyorlardı yani.
00:11:46
Size veriyorlardı.
00:11:49
Onlar yaşlılara “poposan” diyorlar zaten yaşlı “poposan” diyorlardı.
00:11:56
Peki, her güne mi bir paket veriyorlardı?
00:11:03
Her güne.
00:12:04
Askeriyeden veriliyordu değil mi bunlar?
00:12:06
Tabii askeriyeden.
00:12:09
Peki, onu geçtim içki tüketiyor muydunuz?
00:12:14
Hayır, yok.
00:12:15
Ben çünkü çok ilginç hikâyeler duydum. İçki fabrikasını ele geçiren Türkler mesela makkol ile (?) tükettiklerine dair.
00:12:25
Mesela böyle bayramlarda viski falan dağıtıyorlardı.
00:12:28
Ama içmiyorduk biz.
00:12:30
Peki, içen arkadaşlarınız var mıydı?
00:12:33
Valla içen oluyordu, parayla oluyordu.
00:12:35
Ne kadardı?
00:12:36
Valla artık bilemeyeceğim orasını.
00:12:39
Peki, savaş bittikten sonra ülkenize geri döndünüz. Döndükten sonra hiç Kore’ye tekrar gitme imkânınız oldu mu?
00:12:49
Olmadı.
00:12:51
Ama haberlerde falan gördünüz değil mi?
00:12:53
Gördük.
00:12:56
Haberlerde mesela Kore’nin en kötü halini gördünüz siz savaş esnasında.
00:12:59
Şimdi zaten oradayken köyler yanmış.
00:13:03
Evler yıkılmış, perişan olmuş, o vaziyette gördük yani.
00:13:07
Şöyle devam edeyim, ben o zaman, Kore’nin en kötü halini gördükten sonra haberlerde Samsung olsun, Hyundai olsun, LG olsun, Kia olsun böyle büyük ünlü Koreli markaların haberlerini gördüğünüzde.
00:13:25
Ya da.
00:13:27
Mesela yakın zamanda Türkiye’yle Kore birlikte mesela beraber köprü yapmaya başladılar. Öyle haberleri duyduğunuz zaman Kore’nin bu kadar gelişeceğini hiç tahmin etmiş miydiniz?
00:13:40
Hiç tahmin etmemiştik. Gurur duyduk yani.
00:13:42
Gördükçe keyfiniz yerinize geldi o zaman haberleri.
00:13:45
Tabii, gurur duyduk.
00:13:47
Peki, hiç Kore’ye gitmedim dediniz, Kore’den gelip de sizinle bizzat tanışma fırsatı olan Koreliler ya da gazeteciler oldu mu?
Olmadı.
00:13:59
Şimdi 2020 yılı, bu en son sorum olacak bu arada Mehmet Bey sizi daha fazla yormayacağım. 2020 yılı Kore Savaşı’nın başlamasının 70. yılı. Gençlere, Koreli gençlere yeni jenerasyona iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?
00:14:20
Ne gibi yani?
00:14:23
Mesela onlar için orada Kore Savaşı’nda bulunan biri olarak, bir Kore gazisi olarak bir şeyler söylemek ister misiniz?
00:14:34
Allah o günleri bir daha göstermesin.
00:14:36
Bir daha öyle bir savaş yaşanmaması dileğindesiniz.
00:14:40
Peki, yakın bir zamanda, bu son sorum olacak bu arada sizi çok yorduğumun da farkındayım. Yakın bir zamanda Güney Kore ile Kuzey Kore barış anlaşması imzalayıp Kore Savaşı’nı resmen tamamıyla bitirdiler. Bu haberi duydunuz değil mi?
00:14:55
Biz duyduk, sevindik. Bir ara görüşüp de anlaşmaları lazımdı.
00:15:02
Görüşüp anlaşmalarına çok sevindiniz. Bunu duyduğuma çok sevindim.
00:15:04
Almanya anlaştı.
00:15:08
Mutlu yaşıyorlar, daha mutlu yaşarlar.
00:15:09
Peki, Güney Kore’yle Kuzey Kore’nin birleşmesini diler miydiniz?
00:15:16
E dilerdik tabii ya çünkü orada onun çocuğu var, orada onun kızı var. Maalesef paramparça olmuş bir millet.
00:15:23
Onlar için üzüldünüz o zaman o dönem.
00:15:24
E tabi.
00:15:26
Peki, şimdi bu barış anlaşmasını duyduğunuz zaman da gururlanmışsınızdır keyfiniz yerinize gelmiştir diye tahmin ediyorum. Neyse, sizi daha fazla yormayacağım Mehmet Bey bana böyle bir röportaj yapma imkânı verdiğiniz için, sizinle röportaj yapma şansına eriştiğim için ben kendimi çok şanslı hissediyorum.
00:15:49
Ben de çok teşekkür ederim.
00:15:50
Önemli değil. Mehmet Bey burada bitiriyoruz röportajımızı sizle inşallah olur da ileriki yakın bir zamanda Kore’ye gidip Kore'nin o savaş halinden bambaşka bir halini görmenizi, kendine en son gelmiş, gelişmiş halini görmenizi diliyorum.
00:16:12
Teşekkür ederim.
00:16:13
Ben de teşekkür ediyorum.
Kaynak dosya: 14.Mehmet Bak (Ege).docx