
Turkish · Turkish
Mustafa Süt
Görüşme transkripti
Kore Gazisi Mustafa Süt ile Sözlü Tarih Görüşmesi
Soru: Kore Savaşı’na katıldığınızda neler yaşadınız?Büyük bir felaket yaşadık. Kore’ye gittim ve savaşa katıldım. Çatıştım. Adıyamanlı bir şeyh vardı, adı Sufi Mehmet’ti. Yaralandı, memlekete döndü ama şehit oldu. Nereden yaralandığını görmedim. Onlarla birlikte bir yıl kaldım—beş ay cephede, beş ay destek hizmetlerinde.
Soru: Cephede yaşadığınız zor anlardan biri neydi?Kaldığımız çadıra ateş açtılar. El bombası attılar. On iki arkadaşımız şehit oldu. Biz de orada karşılık verdik, düşman geri çekildi. Cephede savaştığımız sırada Amerika bize ihanet etti, üzerimize kurşun yağdırdı. Savaşın göbeğinde üç ay kaldım.
Soru: Ordu düzeni nasıldı?Tüm rütbelerdeki askerler aynı üniformayı giyiyordu.
Soru: Kore’ye yolculuk nasıl geçti?İki katlı bir gemiyle otuz altı gün yol gittik. Sonra karayı gördük, indik. Beş yüz kişilik bir grupla, köy köyden arkadaşlarla beraber gittik. Dönerken kaç kişi kaldık, söylemediler. Çok arkadaşımızı kaybettik ama kimse kaçı sağ kaldı demedi.
Soru: Gemi yolculuğunda günlük yaşam nasıldı?Her gün yemek fişi veriyorlardı. O kağıdı kaybedersen o gün yemek yoktu. Yemeği alınca fişi deliyorlardı, ikinci kez yemek almak yoktu. Her şey çok hesaplıydı.
Soru: Savaşta yakın arkadaşlarınızdan kayıplar yaşadınız mı?Beş farklı köyden beş arkadaşım şehit oldu. Bir arkadaşım da ayağından yaralandı. Burada lakabı Abuzer Çoban’dı. Ayağını dizden kestiler.
Soru: Cephede düşmana ne kadar yakındınız?Düşmana çok yakındık. Birbirimize el bombası atıyorduk. Her yer çok kalabalıktı.
Soru: Savaş bittikten sonra neler oldu?Savaş bitince dört ay bekledik. Kimse gelmedi, biz de yurda döndük.
Soru: Gemi yolculuğu sırasında neler gördünüz?Denizi izlerken kocaman balıklar gördük, hayret ettik. Daha önce hiç öyle balık görmemiştik. Gemi otuz beş gün hiç durmadan ilerledi. Otuz altıncı gün karaya çıktık.
Soru: Savaşta ölüm korkusu yaşadınız mı?O hengâmede ölümü unuttuk. Ya vuracaksın ya vurulacaksın—başka bir şey düşünmüyorduk. İzmir’den gemiye bindik, doğuya doğru otuz beş gün gittik. İman gücüyle ayakta kaldık.
Soru: Gemi yolculuğu nasıldı?Dalgalar bizden yüksekti. Bu kısmı gülerek anlatıyor: “Ötekiler gelip bizi kurtarmasaydı, deniz canavarları bizi yutardı.” Ve ekliyor: “Keşke o zaman ölseydim. Bizim zamanımızda her şey güzeldi. Ölüm aklımıza bile gelmezdi. İmanın gücüyle ayakta duruyorduk.”
Soru: Şu anki yaşamınızda devlet yetkilileri sizi ziyaret ediyor mu?Kaymakam da, vali de gelir gider. Çekim yapan misafirlere de hakkını helal etmesini istiyor. Sevgi ve saygı gördüğü için şükrediyor.
Soru: Kore hakkında bugünkü bilginiz nedir?Kore hakkında bir bilgim yok. Üç ay savaştık. Düşmanı püskürttükten sonra dört ay daha bekledik. Çadırlarda kalıyorduk. El bombası saldırısında çadırdayken on üç arkadaşım şehit oldu. Unutmam mümkün değil. Kalbim yanıyor, çünkü o an orada değil, buradaydım.
Soru: Türkiye'ye döndüğünüzde ulaşım nasıldı?O zamanlar her şey güzeldi. Trenle Malatya’ya indik. Oradan Adıyaman’a yürüdük. Türkiye’de ulaşım yoktu o zaman, sadece belli şehirlerde askeri araçlar vardı. Malatya’ya tuz almaya yürürdük.
Soru: Bugünkü toplumla ilgili ne düşünüyorsunuz?Eskiden paranın önemi yoktu. Şimdi çok önemli. Babalar oğullarını, oğullar babalarını tanımıyor. Bu yüzden kalbim acıyor. Bizim zamanımızda insanlık vardı. Şimdi komşular birbirini bile tanımıyor.
Soru: Şu anki sağlığınız nasıl?Duyma yetim zayıf. 99 yaşındayım. Savaştan hiçbir şeyim kalmadı. Bir madalyam vardı, kaybettim. O zamanlar fotoğrafçı da yoktu. Allah hepinizden razı olsun.
Soru: Kore’de Koreli halkla iletişiminiz oldu mu?Korelilerle hiç karşılaşmadık. Sadece savaştık ve döndük. Hep cepheye gittik. Bazen Amerika silah gönderirdi. Birkaç Amerikan askeri gördük, o kadar. Silahlarımız 24 saat çalışmaktan elimizde patlardı. Bozulanları Amerikalılar değiştirirdi. Savaştan başka bir şey yoktu. 60-70 arkadaşımı kaybettim.
Soru: Savaşa gönüllü mü gittiniz?Savaşa girdikten sonra korkum kalmadı. Gönüllü gittim. Bir arkadaşım kurayla gitti, ama ben isteyerek gittim. Bizim zamanımızda korku yoktu. Ölüm bir kere gelir.
Soru: Son olarak ne söylemek istersiniz?Vatanınıza sahip çıkın. Benim hiç arkadaşım kalmadı—hepsi öldü. Allah hepinizden razı olsun.
Kaynak dosya: Kore Gazisi Mustafa St ile Szl Tarih Grmesi Trke.docx