Kutup Yıldızının Peşinde
TR EN
Sözlü tarih arşivine dön

1930 · Turkish · Turkish

Osman Yaşar Eken

Görüşme transkripti

Osman Yaşar Eken Video Bağlantısı: https://www.youtube.com/watch?v=bcQYVKjYvbQ&t=4s   Döküm  00:00:00  Merhabalar hoş geldiniz ilk öncelikle şimdi ilk önce sizin isminizi ve doğum tarihinizi öğrenebilir miyiz?  00:00:08  Şimdi bak hızlı konuşmazsanız anlaşamayız senle. Benim kulağım gitti orada kaldı kulak ya. Hızlı konuşacaksın tamamen. 00:00:16  İlk önce isminizi ve doğum tarihinizi öğrenebilir miyiz? Buyurun.  00:00:20  Hay hay.  00:00:23  14 Nisan 1930.  00:00:27  14 Nisan.  00:00:30  1930. 00:00:31  1930.  00:00:32  İsminiz nedir?  00:00:33  Osman Yaşar Eken.  00:00:35  Osman Yaşar Eken.  00:00:37  Yaşar Eken.  00:00:39  Yaşar bey.  00:00:41  Şimdi Kore'ye gittiniz, Kore Savaşı'nda bulundunuz kaç tarihinde gittiniz acaba tarihi hatırlayabiliyor musunuz?  00:00:49  9 Haziran.  00:00:52  Evet. 00:00:52  1952’de gittim. 00:00:53  1952’de gittiniz. 00:00:56  Peki direkt savaş alanında bulundunuz mu?  00:01:00  Ya ben mütevazı savaşan bir sınıfım, piyadeyim aynı zamanda.  00:01:04  Piyade.  00:01:06  Evet.  00:01:07  Kore’ye ayak bastığımdan aşağı bir buçuk ay sonra kendimi cephede buldum. Cheorwon’da, Cheorwon bölgesinde.  00:01:16  Bir buçuk ay sonra cephedeydiniz.  00:01:19  Peki bize anlatabileceğiniz?  00:01:22  Ya bir hayatım bütün cephede geçti benim. Savaşta geçti bakın, ta ki dönünceye kadar.  00:01:28  Peki size şunu sorabilir miyim? Kore'de yaklaşık ne kadar süre boyunca bulundunuz?  00:01:35  Bir yıl kadar mı?  00:01:37  14 ay.  00:01:38  14 ay.  00:01:40  Diyelim de o kadar olsun, fazlası var da bana kalsın.  00:01:44  Şimdi size merak ettiğim sorulardan şöyle bir durum var, Kore'ye ilk gittiğiniz zaman, vardığınız zaman neler gördünüz? Oradaki gençler nasıldı? Küçük çocuklar, yetim öksüzleri görebildiniz mi?  00:01:59  Şimdi efendim.  00:02:00  Bakın.  00:02:02  Kore’ye gittiğim zaman savaş 2 yıl olmuş, başlamıştı bakın.  00:02:07  Evet. 00:02:07  Savaş 50’de başladı, biz 52 senesinde gittik. 00:02:12  Evet. 00:02:13 Gördüğüm manzara şu.  00:02:16  Seoul kalmamış, Seoul ortada yok.  00:02:18  Evet, başka? 00:02:21  Taş taş üstünde kalmamış bakın, herkes harabe. 00:02:25  Vatandaş.  00:02:27  Aç, sefil.  00:02:30  Zaten öyle dolaşıyorlar Seoul içinde, bakın, Seoul’de dolaşıyorlar. 00:02:36  Peki orada insanları gördüğünüzde ilk önce düşündüğünüz şeyler nasıl, yani neler düşündünüz, nasıl görünüyorlardı?  00:02:44  Şimdi o insanları ben orada gördükten sonra. 00:02:48  Bizim azmimiz daha çok arttı bakın. 00:02:52  Daha çok savaşmak isteğiniz. 00:02:53  Daha çok savaşmak azmi içimize şimdi doğdu bakın. 00:02:57  Samimi söylüyorum bakın. 00:02:58  Nasıllardı, nasıl savaşmak isteğiniz arttı?  00:02:58  İşte o insanları.  00:03:02  O Seoul’ü 00:03:05  O harabeye sokan insanlardan intikam almak istiyordum ben şahsen, bakın.  00:03:09  İntikam almak ister adam.  00:03:10  Evet, intikam almak istiyordum ya.  00:03:15  Çocukların ayaklarında ayakkabı yok, sırtlarında elbise yok. Şap şap şap diye geziyorlar.  00:03:21  İşte gerçek söylüyorum, bakın.  00:03:24  Buyurun devam edin.  00:03:25  Kendime ne olacağını o anda hiç düşünmedim ben bakın. Düşünmedim.  00:03:28  Ölmekten korkmadınız yani. 00:03:30  Kesinlikle korkmadım samimi söylüyorum bakın. Arkama bakmadan gittim ama savaş azmimi o Seoul’ü gördükten sonra çocukları halkı, anneyi, babayı gördükten sonra. Daha da arttı bakın, intikam hırsım daha da arttı. Samimi söylüyorum. 00:03:46  Peki onları gördükten sonra en çok hissettiğiniz şey öfke ya da intikam almayı hissi dışında başka neler hissettiniz? 00:03:53  Onu da aldım, onu da söyleyeyim bakın. Ahde vefa var ya, onu da aldım onu da söyleyeyim size.  00:03:59  Bırakmadım, o insanların şeyini bırakmadım orada bakın.  00:04:03  Peki şöyle bir şey sorayım, aktif olarak savaşta yer aldığımız süre boyunca… 00:04:08  Aldım tabii, aldığımdan bahsediyorum. 00:04:10  Aldığınız süre boyunca en çok aklınızda kalan ya da hayatınızın tehlikeye girdiği an ne zamandı?  00:04:18  Hiç tehlike hissetmedim.  00:04:20 Hiç tehlike hissetmediniz? 00:04:22 Tehlike hissetmedim ve ölümü de düşünmedim, söyleyeyim bakın. Ölümü düşünmedim hiç ya. 00:04:27  Ben öyle komutandım düşünebiliyor musunuz? İşte en son anlattığım Vegas Muharebeleri bakın.  00:04:34  Vegas Muharebeleri. 00:04:36  Kore Savaşı’na. 00:04:39  Yani Kore’nin mukadderat (bu kısım anlaşılmıyor) 00:04:44  Kunuri ayrı tamam da Vegas Muharebeleri bakın. 00:04:48  En çok etkili olanlardan biri.  00:04:51  Tabii en çok. Bakın bir gecede, bir gecede…  00:04:53  Ne kadar asker öldü?  00:04:55  Bu tepe benim bölüğüm işaretli olan yer bak mavi işaretli yer benim bölüğümün olduğum yer. 00:04:59  Evet.  00:05:02  Kırmızı çizgiler de Çinlilerin olduğu yer bakın Çin. Biz Çinlilerle savaştık orada. Kuzey Kore’yle değil.  00:05:09  İşte o akşam 147 şirketi şehit verdik bakın, 26 saatte 147 şehit. Kunuri’de olmadı bu. Ama o akşam kaç Çinlinin öldüğünü biliyor musunuz? 3.500 kişi.  00:05:23  Bu gerçek rakam değil bakın. Genelkurmay 4000 diyor buna. Ben diyorum 3000, 3500 diyorum ya.  00:05:30  Gerçek rakam 3500.  00:05:34  Şu an ayağıma giydiğim botları içeride gördünüz mü? 00:05:37  Neyleri?  00:05:38  Bot, bot, bot.  00:05:39  Gördük onları.  00:05:40  Lastik bot.  00:05:42  Onun üzerinde Çinlilerin kan lekeleri var hanımefendi, hala. 00:05:46  Botlar şu anda İstanbul'da Harbiye’de müzede bakın.  00:05:50  Fotoğrafı da benim odamda, fotoğrafı odamda.  00:05:51  Tabii ki de.  00:05:53  Onlar sizin bizzat giydikleriniz miydi yoksa hani başka gazilerin miydi?  00:05:58  Ceset ceset çiğnedim ceset ceset. 00:06:01  Öldürdüğüm cesetleri çiğnedim, bunu yazın, tamam mı? 00:06:05  Şaka konuşacak bir şey değil bu.  00:06:08  Gerçek konuşuyorum ben.  00:06:10  Orada anlattıkları yerde, hep dinledim ben. Ben o değilim hanımefendi.  00:06:16  O yüzden sizi şu an karşımıza aldık zaten. 00:06:19  Benim açıkçası merak ettiğim şeyler de var. Oradayken hayatınız nasıldı, neler yediniz, giysilerden hiç mesela… 00:06:28  Şimdi giyimden kuşamdan hiçbir şikayetim olmadı bakın.  00:06:32  Giyimden, kuşamdan, silahtan, malzemeden hiçbir şikayetim bile olmadı.  00:06:35  Yemekten peki?  00:06:36  Kışın dondurma yedik bakın işte biliyor musunuz? Kışın dondurma yedik.   00:06:43  Vegas Muharebesi’nde süt getirdiler.  00:06:46  Heyecan nedir biliyor musunuz?  00:06:48  Vallahi hayatımda şimdiye kadar en büyük heyecan… 00:06:50  Bakın, bakın, bakın, bakın.  00:06:53  Ben bu olayı anlattığım anda bakın o olayı her an yaşıyorum hanımefendi böyle bilin bunu ya.  00:06:59  Bu şakadan muharebe değil bakın 60 sene geçti aradan, o şehit verdiğim insanları düşünüyorum ben ya.  00:07:06  O Çinlilerin fosfor bombası attığı.  00:07:11  Ellerimin çaresiz kaldığı. Bir şey yapamadım, ellerimi düşünüyorum ben ya, şimdi neyden bahsediyorsunuz bana ya? Fosfor bombasından bahsediyorum ben ya.  00:07:22  Peki bir şey daha sorabilir miyim?  00:07:23  Çinliler attı Çinliler. 00:07:26  Fosfor bombası.  00:07:27  Yani şey maytap gibi böyle, tamam mı, kurtaramıyorsun öyle şehit oluyorsun ya. Ben ne konuşayım size? 00:07:38  Siz orada o kadar şehit verdiğiniz için. 00:07:40  Bakın, anlattıklarım kolay bir şey değil hanımefendi. Ben hâlâ yaşıyorum ben bakın. 00:07:43  Sonuçta savaş yaşamak kolay bir şey değil. Biz de burada anlayış gösteriyoruz. Çünkü yaşadığınız şey ölüm ve kalım savaşı aynı zamanda.  00:07:53  Şimdi diyorlar ki yaran nerede beren nerede, hani yaran var mı diye soruyorlar. Kafa gitti, kafa kafa. Kafada yara var ya şimdi neyden bahsediyorsunuz ya? Siz savaş psikolojisi diye bir şey biliyor musunuz?  00:08:06  Tabii ki de.  00:08:06  İşte biliyorsan işte onu yaşıyorum ben ya şu anda ya. 00:08:09  Savaş sonrası travma.  00:08:11  Yaralı olmak şart mı?  00:08:14  Yara olsa ne olacak? 00:08:16  Bir zaman geçecek. 00:08:16  Protez takınca geçecek. 00:08:18  Ama savaş psikolojisini atamıyorsun ya hanımefendi. 00:08:22  Tabii ki de kolay bir şey değil.  00:08:24  Tamam mı? O çocuklar hala benim gözlerimin önüne geliyor ya. 00:08:27  Yaptıklarımı bırakın bir tarafa. 00:08:30  Yaptıklarımı anlatmıyorum, onu tarih yazacak. 00:08:33  O zaman sizden bir şey rica edebilir miyim?  00:08:35  Savaştığım müddet dışında boş zamanlarımda, boş zamanlarımda bu çocuklarla ilgilendim. 00:08:45  Yetimlerle ilgilendim. 00:08:47  Ayağında ayakkabı yok ayaklarında, açlıktan elbise yok. Aç sefil geziyorlar, şap şap diye bağırıyorlar

Kaynak dosya: 8.Osman Yaar Eken (Ege).docx