
1932 · Turkish · Turkish
Ziya Dilimer
Görüşme transkripti
Ziya Dilimer
Video Bağlantısı: https://www.youtube.com/watch?v=q1WrSdkxTiE
00:01:01
Bizimle böyle bir röportaj yaptığınız için ilk öncelikle çok teşekkür ediyoruz ve ilk başta isminizi öğrenebilir miyiz?
00:01:04
Ziya Dilimer.
00:01:10
Hoş geldiniz Ziya Bey ilk öncelikle doğum tarihinizi öğrenebilir miyiz?
00:01:15
Ben teşekkür ederim kendilerine.
00:01:18
Doğum tarihim, 1932.
00:01:21
Ay yıl olarak.
00:01:22
1, 9. (1 Eylül)
00:01:24
O zaman 1 Eylül 1932’de doğumlusunuz değil mi? Ailenizde mesela anneniz babanız ne işle meşgullerdi o dönem hatırlayabiliyor musunuz?
00:01:37
Babam esnaftı.
00:01:40
Annem ev kadınıydı.
00:01:43
Peki, şöyle bir soru soralım, hangi okul mezunusunuz? Hani ortaokul mu, lise mi?
00:01:51
Teknik lisedeydim.
00:01:53
Teknik lisedeydiniz, o zaman lise mezunusunuz değil mi?
00:01:55
Evet.
00:01:56
Kardeşiniz var mıydı Ziya Bey?
00:02:00
Kardeşim vardı.
00:02:01
Kaç, mesela kız mı erkek mi?
00:02:04
Erkekti, trafik kazasında kaybettik.
00:02:06
Bir kişi miydi ya da iki… Ha bir erkek kardeşiniz vardı. Hangi yıl askere alındınız?
00:02:18
Kore'ye gittiğiniz sene mi?
00:02:21
Yani ben 32 doğumlu olduğumu göre.
00:02:26
52 yılında, 1952 yılında.
00:02:29
Peki, 1952 yılında askeri alınız, Kore’ye ne zaman gittiniz?
00:02:34
Astsubay oldum, asker oldum ben hemen Kore’ye tayinim çıktı.
00:02:38
O zaman gönüllü olarak gitmediniz yani kurayla gittiniz.
00:02:41
Hayır, hayır kurayla gittik.
00:02:46
Kurayla gittiniz.
00:02:47
Gönüllü de giderdim yani biz zaten asker doğmuşuz.
00:02:51
Rütbeniz var mıydı?
00:02:53
Vardı işte astsubaydım, üstçavuştum.
00:02:55
Astsubaydınız. Orduda en çok görev yaptığınız alan neydi?
00:03:02
Alan? Ben teknisyen astsubaydım işte dedim ya.
00:03:08
Oto elektrik ve akaryakıt donanımı branşım.
00:03:13
Askerlikte de, savaşta da lojistik temininde çalıştım.
00:03:21
Lojistikte bulundunuz.
00:03:25
Devam edelim o zaman.
00:03:27
Lojistiktiniz. Peki, Kore'de size ayrı sizin lojistik işiyle ilgilenen ayrı bir takımdaydınız o zaman. Kore'ye vardığınızda Kore nasıl gözüküyordu Ziya Bey bize birazcık anlatabilir misiniz?
00:03:43
Benim hatırımda kaldığı kadarıyla Busan’a indik.
00:03:48
Arabalara bindik doğrudan savaş alanına gittik.
00:03:52
Orada yani böyle ev olarak pek hatırlamıyorum da böyle baraka şeklinde evler görmüştüm.
00:03:59
Peki, Koreliler nasıl gözüküyorlardı?
00:04:02
Koreliler de candan bir insanlardı benim bakış açıma göre candan iyi insanlardı.
00:04:10
Ev durumları da pek öyle baraka şeklinde evler gördüm ama öbür taraflara daha iyi evler var mıydı, onları görmedim.
00:04:18
Peki, Kore’deyken hangi cephelerde yer aldınız?
00:04:23
Dedim ya ben Kore'de.
00:04:26
Tamirhane diye, sizin anlayacağınız şekilde konuşmak istiyorum. Orada kaldık.
00:04:36
İşte hangi cephelere gittiniz?
00:04:38
Ben cephelere, savaşa girmedim.
Ha girmediniz ama malzemeleri hangi nerelere götürdünüz mesela?
00:04:43
Ben götürmedim işte. Gelirlerdi, biz yüklerdik götürürlerdi.
00:04:49
Oralardayken en çok yaptığınız görevler nelerdi?
00:04:54
Tek görevim oydu, yani onun dışına ferdi gezmelerim olurdu.
00:04:58
Mesela o dönem neler gördünüz? En çok dikkatinizi çeken nelerdir?
00:05:05
Valla ben orada Korelilerle pek haşır neşir olmadım.
00:05:08
Türk askerleri olarak neler gördünüz? Türklerin arasında neler gördünüz?
00:05:15
Türklerin arasında… İşte diyorum ya ben göremeyeceğim belli bir yerde kaldım.
00:05:19
Savaşa da girmedim.
00:05:23
Görev icabı.
00:05:24
Peki yaptığınız işleri bize anlatabilir misiniz?
00:05:28
İşte anlattığım bu kadar benim.
00:05:30
Mesela tamir yaptınız, araçların mı tamiri ile ilgiliydi?
00:05:33
Araçlar gelirdi bana.
00:05:36
Bizim bir bölgemiz vardı, orada tamir ederdik. Toplar gelirdi atıştan böyle namlular kızarmıştı, kızarmış işe yaramaz namluyu koyardık, yeni namlu takardık, cepheye sürerdik.
00:05:51
Yani sırf araçlarla ilgilenmediniz aynı zamanda silahlarla da ilgilendiniz.
00:05:55
Tabii.
00:05:57
Başka neler yaptınız oradayken?
00:06:00
Başka, hepsi bu kadardı.
00:06:01
Mesela telsizleri tamir ettiniz mi?
00:06:05
Benim branşım dışı. O telsiz, melsiz onlar ayrı konu, muharebeye girer onlar.
00:06:11
O zaman silahlarla toplarla ilgilendiniz yani ama araçları…
00:06:17
Araç ve toplarla ilgilendim.
00:06:19
Peki, sizin bulunduğunuz yere en çok gelen şeyler nelerdi mesela toplar geliyorlar ama mesela çok mu hasar almış oluyorlardı?
00:06:31
Topların hasarı atıştan dolayı namlular var ya onlar kızarırdı. Kızarınca bir daha hiç göremezdin, onları atardık yenisi.
00:06:40
Depoları vardı Amerikalıların gider oradan malzeme alırdık, onları yenilerdik biz.
00:06:45
Peki araçları tamir etmek zor muydu?
00:06:49
Zorluğu şöyle, zor değildi de yedek parça konusu vardı, onun da deposu vardı Amerikalıların, giderdik ne lazımsa liste yapardık oradan bize o parçaları verirdi, takardık faal hale getirirdik onları da.
00:07:05
Peki orada Türklerle ben mesela çok ilginç hikayeler duydum. Orada Türklerin içki fabrikasını ele geçirip içkiler içtikleri…
00:07:14
Hiç o konulara rastlamadım.
00:07:15
Ya da sigara çok fazla mesela her gün bir paket sigara verildikleri askerlere.
00:07:19
Ha sigara verirlerdi her gün bir paket sigaramız vardı.
00:07:24
İçiyor muydunuz sigara?
00:07:26
O zaman içiyordum ya şimdi içmiyorum.
00:07:30
Sigara verirlerdi, dondurma verirlerdi yaz kış demeden hep dondurmamız gelirdi, sigaramız gelirdi. Daha yan şeyler de vardı ama unuttuğum. Bir sürü gıda maddeleri gelirdi bir kutu içinden gelirdi hep taksim ederdik. Mesela 10 kişi isek 10 kişilik bir kutu gelirdi o kutuyu biz paylaşırdık.
00:07:54
Mesela sigara da çok fazla dağıtılıyor diyordunuz. O dönem siz de sigara içiyordunuz.
00:07:58
Ben de içiyordum o zaman ya, Chesterfield’dı markası da.
00:08:03
Oo bir de kaliteli. Peki şöyle bir şey sorayım Ziya bey, orada bulunduğunuz süreç boyunca 13 ay boyunca orada bulunduğunuzdan bahsettiğiniz bana.
00:08:17
Hiç ilginç bir şeyler yaşadınız mı? Hayatınızın hiç tehlikeye girdiği bir an oldu mu?
00:08:22
Olmadı yani işte dediğim gibi biz lojistikte olduğumuz için belli bir alanda kaldık. Savaş mavaş görmedim yani ben hiç.
00:08:31
Ama gece olurdu mesela işaret mermileri vardı, mermileri seyrederdik.
00:08:34
Hiç sesten korktunuz mu?
00:08:38
Yok, korkacak durumumuz yok. Biz emniyetteydik arka tarafta.
00:08:42
Peki şöyle sorayım, siz sonuçta orada bulunduğunuz süreç boyunca Kore'nin en kötü hallerini gördünüz, en azından belli başlı evlerdir insanlardır, kıyafetlerdir ya da aç insanlar olarak gördünüz çoğunu.
00:08:58
Valla açlığını tokluğunu tabii bilemeyiz de.
00:09:00
Yalnız fakir durumda olduğunu fark ettik yani evet.
00:09:04
Yani Kore halkının fakir olduğunu fark ettiniz. Savaş bittikten sonra yaklaşık şu an 68 yıl geçti. Kore’nin hiç bu kadar gelişeceğini, Samsung, LG, Hyundai, Kia işte efendim…
00:09:23
İşte biz o zaman gençtik, o kadar ilerisini düşünecek halimiz yoktu ama sonradan gördük ki Kore ihya oldu yani.
00:09:32
Mesela hiç gittiniz mi peki Kore'ye?
00:09:35
Ya gitmek isterdim ama nasip olmadı yani ben yaşlanmıştım artık bir Kore seferi çıktı bana ama…
00:09:44
Gidemediniz mi?
00:09:46
Gidemedim. Yani çok isterdim, gidemedim.
00:09:48
Peki, haberlerde mutlaka duyuyorsunuzdur, son yıllarda Kore Cumhuriyet rejiminin en iyi yaşandığı ülkelerden biri ve dünyada ilk…
00:10:01
İlk dediğinizi duyuyorum.
00:10:03
Yani çok onu duyuyorsunuzdur. Aynı zamanda da dünyada top 20 ülkelerden bir haline geldi.
00:10:11
Haberlerde mutlaka görüyorsunuzdur ya da internette.
00:10:16
Çok iyi onu duyuyorum evet.
00:10:18
Peki, onları duyduğunuz zaman o ülkenin en kötü halini gördükten sonra ya da en perişan halini gördükten sonra neler hissediyorsunuz?
00:10:26
Ya ben hissettim, ben çok mutluyum ve çok hoşuma gitti yani nasıl ifade etmesi zor yani.
00:10:34
Fevkalade bir durum, yani gelişmiş olarak yani dünyanın gelişmiş ülkelerinden birisi yani, görüyorum yani.
00:10:42
Peki, son bir soru sorup, sizi daha fazla çünkü yormak da istemiyoruz.
00:10:47
Yok, yok, yok, yorulmam sorun siz.
00:10:49
2020 yılı Kore Savaşı'nın başlamasının 70. Yılı olarak kabul ediliyor. Gençlere, Korelilere bir iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?
00:11:01
Oraya gitmek isterdim sadece.
00:11:05
Oraları bir daha görmek istiyorsunuz herhalde.
00:11:11
Ama öyle bir davet aldım ama gidemedim demin de söylediğim gibi. İki kardeş ülkenin böyle düşmanca olması iyi bir şey değildi zaten.
00:11:20
Peki, ileride o iki ülkenin de birleşmesini ister miydiniz?
00:11:25
Birleşmediler mi daha?
00:11:26
Daha değil.
00:11:28
E tabii ister insan, bizim için gönül öyle ister. İki kardeş ülke niye öyle kalsın ki?
00:11:37
O zaman benimle böyle bir röportaj yaptığınız için, bana bu röportajı yapma hakkını verdiğiniz için çok teşekkür ederim. Röportajımızı burada bitiriyoruz.
00:11:46
Ben teşekkür ederim kızım.
Kaynak dosya: 12.Ziya Dilimer (Ege).docx